PostHeaderIcon YORUMCU KARDEŞLERİMDEN ŞİİRLERE DEVAM

1 YORUMCU KARDEŞLERİMDEN ŞİİRLERE DEVAM

Canım Yorumcu kardeşlerimin bana gönderdikleri güzel şiirleri sizlere aktarmaya devam ediyorum. Daha önce de dediğim gibi , çoğunun şairlerini bilmiyorum . Bu yüzden ben bana şiirleri gönderen kardeşlerimin ismi ile yayınlıyorum. O kadar güzel yürekleri var ki,göndedikleri inci tanesi şiirlerle benim yüreğimde kelebekler uçmasına yol açıyorlar. Bı yüzden onlara itaafen şiir aralarına kelebekler koydum. Hadi arkanıza yaslanın ve şiirlerin güzelliğini yudumlayın…

1)Derya’dan…
göğe baktım gözü yaşlı
yere baktım yer yaslı
sular bugün kan tadında
eski yeni, büyük küçük, kara kızıl
tüm dertlerim burdalar
sen nerdesin?

sen ve kuşlar
gözyaşının gözyaşına
benzediği kadar benzziyorsunuz
vurulan bir ceylanın yavrusuna söylediği
şarkıyı söylüyor onlar
bu sabah yine kondular telörgüye
beni acımla başbaşa bırakmadılar
sen nerdesin?

hava soğuk, dışarda kar yağıyor
her zaman ellerim üşürdü
bugün içim üşüyor
hasretin geldi, hayalin geldi
bak, kokun da geliyor
bugün Yakub oldum
ey nerdesin CAN EFENDİM

butterflies06 YORUMCU KARDEŞLERİMDEN ŞİİRLERE DEVAM

2)Derya’dan
Ey İnsan
İçimde büyüttügüm tüm çiçekleri
Sana adıyorum
Itırları, yaseminleri, menekşeleri
Lale bana kalsın
Kapına çiçeklerin karalıs sunmaktan
Utanıyorum
Dua çıkmayan göge sevdalar çıkar mıymış
Bülbülünü kaybetmiş bu evrensel bahçede
Dikenler bile bir hoş gayrı gül kokar mıymış?

butterflies119 YORUMCU KARDEŞLERİMDEN ŞİİRLERE DEVAM

3)Derya’dan…
Hançerlenmiş çatal yürek iki baş.
Başbaşa vermişler konuşmuyorlar.
Yetimce gözlerden savruluyor yaş.
Yağıyor dışarda içli içli kar.
Çatal yürek hançerlenmiş bir çift baş.

Bir kuş kör kafeste babasız kalır.
Kavrulur bir serçe anasızlıktan.
Ah gülmeyen gözler yollarda kalır.
Dökülür yaşları vefasızlıktan.
Bir kuş kör kafeste babasız kalır.

Yataklar küf gibi zindan kokuyor.
Küsmeler, küsmeler ve barışmalar.
Bir dost yüreğimde sevgi dokuyor.
Ayrılık gözyaşı son sarışmalar.
Yataklar küf gibi zindan kokuyor.

Herkesle gülünür fakat çilelim,
Ağlanmaz herkesle unutma bunu.
Dostluk yemininin üstünde elim.
Bölmez mi bölmez mi hasret uykunu?
Ve gülmek ki tokat tokat çilelim.

Kadehler dolusu baldıran zehri.
Gördün, göz kırpmadan nasıl içilir.
Bilirsin haldaşım bu zalim şehri.
Burda dirilere kefen biçilir.
Korkusuz içilir baldıran zehri.

Bak körpe ceylanlar nasıl vurulur.
Zalim avcı gezer bizim bağlarda.
Ceylanları vuran eller de kurur.
Bir parça kırmızı kir kalır karda.
Yavru ceylanlar bak nasıl vurulur.

Hangi dost dikmişti şu tomurcuğu,
Bağrımın içinde göğerip duran.
Ey kara günlerin dertli çocuğu.
Senin nabzın mıdır ranzamda vuran?
Söyle kim dikmişti şu tomurcuğu?

Ne açmaz gül imiş ah şu bahtımız.
Ağarsa mı ola kıpkırmızı tan.
Yad elde kuruldu payitahtımız.
Hüzün sarayında bir garip sultan.
Ne açmaz gül imiş ah şu bahtımız.

Artık güneşlerde kara doğuyor.
Geçmiyor umudu vuran zamanlar.
Hayat yıldırıyor hayat boğuyor.
Bilmem kimin için çalıyor çanlar.
Güneşler de artık kara doğuyor.

Bu yağmur, bu yağmur niçin yağar ki?
Görmez mi bir çift göz suluyor yeri.
Vurulanlara su sunma be saki.
Kavrulsun garibin yansın yüreği.
Bu yağmur, bu yağmur niçin yağar ki?

Her seher uzaktan bir horoz sesi.
Ne çılgın yalıyor parmaklıkları.
Esiyor Yusuf’un kutlu nefesi.
Yıkıyor Züleyha kara duvarı.
Iraklardan yanık bir horoz sesi.

Gel yaralı serçem küsme bahtına.
Vurma kayalara allı başını.
Anka kuşu olsan geçmem tahtına.
Bir sen kaybetmedin can yoldaşını.
Yaralı serçem gel küsme bahtına.

Ey kara çayımın buğulu kiri.
Kıvrıla kıvrıla nere gidersin?
Ötelerden eğer, sorarsa biri.
Bırakmadılar da gelmedi dersin.
Kara çayımın ey buğulu kiri.

Mahpus ranzam soğuk yüzüne senin.
Sahte gülüşleri tercih ederim.
Meftunu olmuşum demir kefenin.
Sende yaşar, sende ölüp giderim.
Mahpus ranzam soğuk yüzüne senin.

Gece yine kustu bütün kinini.
Her saniye can çek, kıvran, sabah et.
Efendi, demirbaş kabul et beni.
Mevcut listesinin başına kaydet.
Gece yine kustu bütün kinini.

Derde sevdalıyım, derde vurgunum.
Bu sevda düşürür eline cânâ.

Hep sürüklenmekten inan yorgunum.
Niye kattın gittin seline cânâ.

Perişan dağınık ve de bozgunum.
Ne çare düşmüşüm diline cânâ.

Eyyub’um, Yusuf’um hadi Mecnun’um.
Amma dayanamam yeline cânâ.

Yanmış vurulmuşum, meftun olmuşum.
Saçlarının bir tek teline cânâ.

Yüklenme bu denli kurban olayım.
Yetmez mi savurdun külüne cânâ.

Derde sevdalıyım, derde vurgunum.

Yerine varmamış dileklerimi,
Götürün melekler n’olur götürün.
Soldurmayın açmış çiçeklerimi.
Mevla’dan dertlere derman getirin.
Yerine varmamış dileklerimi…

Bütün umutların bittiği yerde.
Hayret ölüler de volta atarmış.
İnanmazsan civan bak yarıver de.
Gönül mezarımda kimler yatarmış.
Göster can alıcı o melek yerde.

Doğduğum yerlerde vurgun mu oldu?
Sular mı yürüdü memleketime.
Soldu, gün görmemiş menekşe soldu.
Kaç hançer saplandı safiyetime.
Doğduğum yerlerde vurgun mu oldu?

Arasıra kuşum uç üzerimden.
Vefasızım amma belki özlerim.
Bir de sen oklama ta can yerimden.
Gel, bugün de taşma ırmak gözlerim.
Kuşum arasıra uç üzerimden.

Göç eden kuşların gözleri kara.
Dayan gülüm dayan bahar gelecek.
Muhabbet ne büyük kapanmaz yara.
Ölecek yaralı serçe ölecek.
Dönecek mi söyle kuşlar bahara?

Bir güzel düş gibi, bir hayal gibi.
Sen de git can kuşum, de var sen de git.
Dost mezarı içim bulunmaz dibi.
Düşersem aklına el aç, niyaz et.
Belki bir su yürür… İçim çöl gibi…

butterfly 8205 YORUMCU KARDEŞLERİMDEN ŞİİRLERE DEVAM

4)Derya’dan…
kısa kararında boy
Soyu İbrahim’den ne asil bir soy
Saçları hoş siyah dalgalı bir koy
Kemâlini giydir beni benden soy
Âlemlere rahmet yüzünü göster
Bu kul varlığından soyunmak ister
Güneş pervânesi o güzel yüzün
Nurundan ışığı vardır gündüzün
Solmaz bir gül rengin ne kış ne güzün
Tecelli ediyor yüzünde özün
Hasretim, yanarım, yüzünü göster
Kölen bu devletle avunmak ister
Simsiyah gözlerin âhû misâli
Dâim Hakk’a bakar her an visâlin
Beyazı ölçüsü gözde kemâlin
Kaşların sûreti gökde hilâlin,
Râzıyım rûyada yüzünü göster
Âşık maşukuna can sunmak ister
Bir tutam sakalın birkaçı beyaz
Mübarek vücudun serin kış ve yaz
Cânımı yoluna kurban etsem az
Dostlar defterine köleni de yaz
Açıver kapını yüzünü göster
Gönül hasretinden yakınmak ister
Duyular mükemmel, dişleri inci
Kokusuna tutkun, yaşlısı genci
Yürürken koşmadan olur birinci
Kapına gelmiş bir garip dilenci
Açıver ne olur yüzünü göster
Garip ayağına kapanmak ister
Yukarıdan aşağı heybetle iniş
Yürüyüşünde var hep bu görünüş
Âdetin baktığın tarafa dönüş
Bize nasip olsun hayırlı bir düş
Kerem et ne olur yüzünü göster
Kim böyle bir düşten uyanmak ister
Seni ilk görenler korku çekermiş
Sonra ülfet eder hemen severmiş
Benzerini asla görmedim dermiş
Erenler yolunda giderek ermiş
Benzeri bulunmaz yüzünü göster
Gönüller nurunla yıkanmak ister
Zâtının nûrundan vermiş sana can
Hilkate ruhunla başlamış Rahman
Yûsuf’ta yok sende olan hüsnü an
Ahlâkındır Senin, mûcize Kur’an,
Alemlere Rahmet, cemâlin göster
Kölen rahmetine sığınmak ister
Ümmetin üstüne titreyen sensin
Müjdeci, uyaran, gel diyen sensin
Kulunu Allah’a sevdiren sensin
Gecemi gündüze çeviren sensin
Ey Hakk’ın şâhidi yüzünü göster
Kul şehâdetinle tanınmak ister
Hakk’ın halilisin, habibi sensin
Gönüllerin eşsiz tabibi sensin
En güzel hutbenin hâtibi sensin
Ümmetin en büyük nasibi sensin
Aşkımın Leylası yüzünü göster
Gönül seni gözden sakınmak ister
En güzel, en üstün ahlak senindir
Cömertlikte kemâl el-hâk senindir
Şefaatte en son durak senindir
Miraç senin, Refref, Burak senindir
Sen gördün, bize de cemâlin göster
Pervâne şem’ine hep yanmak ister

guzel kelebekler YORUMCU KARDEŞLERİMDEN ŞİİRLERE DEVAM

5)Derya’dan

Ya Rasûlallah! ..
Ötelerden lütfedip gelir misin bize?
Gelir misin artık ey gül-i zar?
Karanlıklar sarmış dünyamızı,
Vefasızlık kuşatmış her bir yanımızı.
Çünkü sensin Rahmetenlil alemin,
Sensin vefâlı yâr.
Ahuları kıskandıran, âşıkları yandıran,
Asırlardır nice isyankâr kalpleri,
Bir bakışta arındıran;
O nûr ve mânâ yüklü sözlerinden,
Mahzun ve nazenin gözlerinden,
İçirir misin bize aşkını yâr?
Nevây-ı ney bu, sinelerde sûrur,
Gece gündüz vecd ile uğuldar durur.
Adındır bu yâr! .. Adına canlar kurban,
Sinede ateş olur, kor olur seninle can.
Yağmur olur dökülür semadan yere,
Gözyaşlarımla karışır, gamzelerim sele.
O zaman cana düşer zülf-ü yâr!
Rahmetin sinmiş ruhlara derinden,
Ruhlar seninle teselli bulur yeniden.
Ferahlar seninle dertli gönüller,
Sarar bizi, hoşluklar ve pembelikler.
Endâmın gül yaprağı renginden,
Savrulur da gelir çağa ötelerden.
Cemâlin bu, nefesin bu, ıtrın bu yâr.
Seherlerde âşıkların, gariplerin,
Buğulu göz pınarlarında divanelerin,
Sırılsıklam hallerin sırılsıklam leblerin.
Cemalini sırılsıklam seyr-i yâr…
En güzel olan, bütün güzellikler,
Senden yana bütün ahenkler,
Senden yana bütün renkler.
Yansır o nazenin teninin aklığı,
Billurca eriyen kar suları berraklığı.
Mevsimlerle gel Ya Rasûlallah!
Sensin baharların muştusu nev-bahar.
Zemheride, tomurcuk açan serv-i yâr.
Düşmanların bile sana hayrandı,
Ey sevgili yâr!
Nur üstüne nûrsun âlemlere desen,
Hayrul beşer, eşref-i verâ sın sen.
Seninle sabahlar ve kuşluklar duru,
Akşamlar ferah olur, geceler dupduru.
Aşkınla salınır da durur deli çaylar,
Aşinadır cemaline, ak gerdanlı ulu dağlar.
Ey sevgili! Can pazarında can buldu,
Sana kurban, sana meftun oldu,
Sana delice sevdalı nice canlar…
Yar-ı Gâr, Çar-ı yâr.
Her asırda pervane gönüller, didarına.
Âşıkların müpteladır efsunlu cemaline.
Firkat de neymiş? Ayrılıkları kaldırdı aradan,
Vuslatın cana şifadır, Seni bahşetti Yaratan.
Bulanlar buldu seni lâhût-i âlemde yâr.
Sana binlerce salât ve selam olsun,
Ey Gül-i ruhsar! Ey Gül-i zâr!
Sensin bize Ya Rasûlallah! ..
Sonsuzluğa giden yolda en vefâlı yâ

kalp YORUMCU KARDEŞLERİMDEN ŞİİRLERE DEVAM

6)Derya’dan
Geceler… Gri tonlu, gizemli…
Ne zaman kararır geceler?..
Bir koyu kara gece düşer ölü evine…
Terkedilmiş insanların, yatağa mahkum olmuş bir hastanın gecesi daha koyu karadır.
Bu kara gecelerde, bir ışık huzmesi olur, zümrüt gözlerindeki deruni efsun…
Dağılır koyu kara sis, kaybolur; Sultanım, sen bende olduğun, ben de durgun saatlerde… Nedense, ben sende olamıyordum, kalabalıklar içinde.
Yaşıyoruz Sultanım seninle, baharın muştusunu şimdi! Biliyorum ayrılık değil, ateş bu, hicran içinde.
Perdeler bedel ister… Sana ulaşmak için kalkar mı şu hain perdeler?.. Zonklayan atar damarım değil, kalbimi avuçlarında tutuşun, şefkatle sıkışın olsa gerek… Okşayışın Sultanım, parmakların kalbimin üzerinde ve genzimi yakan râyihan…
Say say bitmiyor sonsuzluğu, hançeremde yalnız bir hece; sen… Sende sonsuz kelimeler, sende bitmez Sultanım…
Acılarımı dinliyorum, sonra yanıyorum çekip gidene… Arka bahçede, bir sokak ötede, şimdi mahzun ve ağlamaklı, muhteşem bir mazinin özlemiyle derin be derin ızdırabım…
Giderken götürdü bereketi, çorbamızın tadı yok, Tuzu kalmadı azığımızın. Şimdi rüzgârla birlikte geceler bir melodi fısıldar… Deruni bir hasret, sükut bile hançer gibi… Bir ben, yalnız, bir sen…
Perçeminde gecenin, yatağa mahkum olduğum şu demlerde, seni bekliyorum kaç gece… Bilmem teşrif eder misin, şu hastanın mahzun gönlüne, gelir misin Sultanım?
İşaret parmağımda karar kılıyorum, Rahman’ın adını, Kainat’la birlikte… Çiseler rahmet tane tane, feyiz ve muhabbet…
Saklarım sinemde gözlerini, gözlerin koynumda. Ey zümrüt gözlü gözlüm, Doğru sözlüm, Sultanım! Yudumlasın sular gibi kalbini, kurumuş dudağı kalbimin.
Dağılır koyu kara sis, sen bende olduğun, ben de durgun saatlerde

kelebek21 YORUMCU KARDEŞLERİMDEN ŞİİRLERE DEVAM
7)Deniz Cansu’dan…
ŞAİR NABİ (Rahmetullahi Aleyh)

Sakın terk-i edepten!
Osmanlı devletinde yetişen bir şairdir.
İsmi Yusüf ise de, (Nabi) diye meşhurdur.
Zamanın Sultanından izin alıp bir kere,
Çıktı bir kafileyle, hacca gitmek üzere.
Nabi’nin bulunduğu kafilede, o zaman,
Devlet ricalinden de, bulunurdu çok insan.
Resulullah’a olan sevgi ve aşkı ile,
O, Hicaz yollarında, uyumadı az bile.
Kafile yaklaşınca, Medine’ye nihayet,
Zirvesine çıkmıştı, ondaki bu muhabbet.
Her bir adım attıkça, o sevgi artıyordu.
Kalbi, Resulullah’ın aşkıyla yanıyordu.
O böyle yanıyorken, sevgi ve muhabbetle,
Gördü ki, uyur biri, ayakları kıblede.
Onu bu vaziyette görünce Yusüf Nabi,
Üzüldü, kederlendi, kırıldı ince kalbi.
Onu uyandıracak yüksek bir sesle hemen,
O anda, şu şiiri okudu düşünmeden:
(Sakın terk-i edepten, kûy-ü mahbub-u Hüdadır bu.
Nazargah-ı ilahidir, makam-ı Mustafa’dır bu.
Müraatı edep’le, gr Nabi bu dergaha.
Mutaf-ı kudsiyandır, busegah-ı enbiyadır bu.)
Daha bir çok beytlerle, Peygamber-i zişanı,
Methedip, uyandırdı o gafil uyuyanı.
O kişi, bu şiiri işitince Nabi’den,
Hatasını anlayıp, doğruluverdi hemen.
Ve Nabi’ye sordu ki: (Ne zaman yazdın bunu?
İkimizden başkaca, bunu duyan oldu mu?)
Dedi: (Söylememiştim, bunu ben daha önce.
İlk defa söylüyorum, sizi böyle görünce.)
Bu cevabı duyunca, aldı rahat bir nefes.
Dedi ki: (Aman Nabi, duymasın başka bir kes.)
Yaklaşmıştı kafile o sabah Medine’ye.
Vardılar ezan vakti, mescid-i Nebeviye.
Velakin baktılar ki, mescid-i Nebeviden,
Müezzinler bu şi’ri okurlar hepsi birden:
(Sakın terki edepten kûy-ü mahbubu Hüda’dır bu,
Nazargah-ı ilahidir, makam-ı Mustafa’dır bu.)
Nabi ile o kişi, şaşıp hayretlerinden,
Gelip süal edince müezzinin birinden,
Dedi ki: (Resulullah bütün müezzinleri,
Rüyada ikaz edip, verdiler ki şu emri:
(Bu sabah, ümmetimden Nabi isminde bir zat,
Ziyarete gelir ki, yakındadır şu saat.
Sabah, ezandan önce, onun şu şiirini,
Okuyarak kutlayın, buraya girişini.)
Biz de, Resulullah’ın verdiği emre uyduk.
Bunu, Ondan öğrenip, hep birlikte okuduk.)
Şair Nabi duyunca, bu sözü müezzinden,
Sevinç gözyaşlarıyla ıslandı yüzü birden.

resnkli kelebekler YORUMCU KARDEŞLERİMDEN ŞİİRLERE DEVAM

8)Medine’den…
Aşkınla yanmadan çözülmüyor Ya Resulallah

Nefsim kızgın mil çekmiş gözlerime
Kendim bile inanmaz oldum sözlerime

Dünya peşinde koştum durdum bir ömür de
Sana gelen yola giremedim Ya Resulallah

Dalmışım şu yalan dünyanın azgın denizine
Yaşam kavgası demiş bahane bulmuşum kendimce

Çırpınıyorum işte bak vurmuşum en dibe
Sensiz bir türlü çıkılmıyor Ya Resulallah

Görsen halimi bakarmıydın yüzüme
Nazar eylermiydin kan ağlayan özüme.

İstemem senden gayrısı yok gözümde
Yeterki bana ümmetim de Ya Resulallah

Yeterki bana ümmetim de Ya Resulallah S.A.V.

Kelebekler YORUMCU KARDEŞLERİMDEN ŞİİRLERE DEVAM

9)Elif’ten…
bugün kadir gecesi
geldi kuranın sesi
kadir gibi nur vermez
seksen yılın nicesi

çok nurludur bu gece
uğurludur bu gece
bin aylık ibadetten
hayırlıdır bu gece

melekler yere iner
arza bir huzur siner
kadir gecesi allah
mümine rahmet eder

hamd olsun bu sayılı
gecenin içindeyiz
bin aydan da hayırlı
kadir gecesindeyiz

mümiler mesrur olur
günahlar mağfur olur
cümle yer pür-nur olur
mübarek kadir gecesi

işte geldi gidiyor
mutlu günler bitiyor
onbir ayın sultanı
bize veda ediyor

M S Merian Butterflies1 YORUMCU KARDEŞLERİMDEN ŞİİRLERE DEVAM


10)DERYA’DAN…

Oku…’ ilk âyetiyle bu gecede başlayan
İnip inip yirmi üç yılda tamlandı KUR’AN…

Ayet âyet iniyor muhteşem Kitap KUR’AN
ALLAH lûtfuna erdi aylar içi RAMAZAN

‘ Bin aydan hayırlıdır…’ der ki sûre bundandır
Çünkü bu ay içinde KADİR GECESİ vardır

CEBRAİL ve MELEKLER hayır için inerler
Gün doğumuna kadar hayır dolar gökler,yer

Güvercin kanadında açılır can yarışa
Melekler şahit olur yakarıp, yalvarışa

Bu gecenin affıyla günâhlar erir bir bir
İşte mübarek gece emsâlsiz bir gecedir…

Hûşû ile okuyup her âyetten ders alan
Müminlere sen şahit ol Yüce Kitap: KUR’AN

12 Yorum “YORUMCU KARDEŞLERİMDEN ŞİİRLERE DEVAM”

  • merve diyor ki:

    tek kelimeyle harika ablam seninde kardeşleriminde yüreğine sağlık

  • elif diyor ki:

    aay ablacım çok güzel çok teşekkür edrim ben de bi şiir yazmıştım onu da unutmamışsın  resimler süper ben kelebekleri çok severim öpüyorum seni çok ablacım …

  • derya diyor ki:

    ablacım y çok güzel çok şekersin tatlısn benim mimoza çiçeğim ablam şu anda ben medine ile konuşuyorum çok özlemişim hani benim göndersiğim şiir varya kararlaştırdık bu şiir ben ve medinenin şiiri ve kabul ederseniz hepimizin şiiri olsun hançerlenmiş çatal yürek ben çok seviyorum hep annemede okurum bu şiiri HEPİNİZİ ÇOK SEVİYORUM MEDİNEM TEKRAR HOŞGELDİN EVİNE YÜREĞİMİZE MUHABBETLE KALIN

  • medine diyor ki:


    ESSELAMUALEYKUM nasılsınız ?güzeller güzeli ablam ve kardeşlerim evt  deryayla sohbet ederken ben tamda derya hançerlenmiş çatal yürek çok güzel bir şiir diyecektim ki derya bizim şiirimiz olsun dedi ablam kalplerimiz nasılda bir atıyor sizlerle,nasılda özlemişim sizleri şiirin en hoşuma giitigi bölüm burası harikasın deryacım,isminizi görmek ,sizlerele sohbet etmek ve bu siteye girmek beni o kadar mutlu ediyor ki, güzel siteye girer girmez kalbim yerinden çıkacak mış gibi oluyor her defasında,ben onu bunu bilmem çünkü ben sizleri kör dügüm gibi ilk gün ki gibi seviyorum,, ,SELAM VE DUA ÜSTÜNÜZDEN EKSİK OLMASIN  (Eyyub’um, Yusuf’um hadi Mecnun’um.
    Amma dayanamam yeline cânâ.
    Yanmış vurulmuşum, meftun olmuşum.
    Saçlarının bir tek teline cânâ.
    Yüklenme bu denli kurban olayım.
    Yetmez mi savurdun külüne cânâ.
    Derde sevdalıyım, derde vurgunum.
    Yerine varmamış dileklerimi,
    Götürün melekler n’olur götürün.
    Soldurmayın açmış çiçeklerimi.
    Mevla’dan dertlere derman getirin.
    Yerine varmamış dileklerimi…)

  • derya diyor ki:

    ah can kardeşim çok haklısın vallahi kalplerimiz bir allah soldurmasın bizleri sende harikasın daima senin şiirlerini okuyarak geçirdim sen dönene kadar bende şiirin o kısmını çok seviyorum ablam ve can kardeşlerim bende sizleri ilk günkü kadar sıcak ve samimiyetle seviyorum esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatü

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    Canlarım beğenmenize çok sevindim. Sonuçta bu güzellikler size ait. Ben sadece aktardım.Sizleri çok seviyorum….

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    canım Deryacım . tabiiki önce sizin sonra hepimizin şiiri olsun. Ben de seni çok seviyorum. Medineme de selamlarımı ilet canım kardeşim.

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    Canım Medinecim senin ismini bu sitede görmek,tatlı,içten altın damlası yorumlarını okumakta beni çok heyecanlandırıyor.Seni çok ama çok seviyorum canım kardeşim.Şiir çok güzel ,her zamanki gibi…rabbim tüm hayırlı dileklerini kabul eder inşallah. Rabbime emanet…

  • derya diyor ki:

    ablkacım şiiri kabul etmene çok sevindim tabiki bende seni candan seviyorum medineme de mutlak tabiki iletirim selamını allaha emanet bu güzel sayfa içinde tekrar tekrar teşekkürler

  • medine diyor ki:

    Cumalarda açan bir güle aşık olsam, salavat ola rak kalplere saçılan, Cumalarda açan bir laleye aşık olsam Kur’an_ı Kerim olarak gönüllere ulaşan, Cumalarda açan gönüldeki gözyaşı ben olsam, yaşlarımla nurlu Güllere kavuşan…. cumanız mübarek ve hayırlara vesile olmasını yüce ALLAHTAN DİLERİM (selamını aldım ablam deryadan ve aleykum selam,bir teveccün ablacım çok mutlu oldum ,ALLAH biliyor ki bende sizleri çok seviyorum ) SELAM VE DUA AŞK İLE  HUUUU……..

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    sende rabbime emanet ol canım kardeşim.

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    Güzel gönüllü kardeşim yine mest ettin beni.Hayırlı cumalar, rabbime emanet….

Yorum Yaz

Arşivler
Giriş