PostHeaderIcon BURSA’DA BİR PEYGAMBER TORUNU:SEYYİD EMİR SULTAN HAZRETLERİ

emir sultan cami BURSADA BİR PEYGAMBER TORUNU:SEYYİD EMİR SULTAN HAZRETLERİ

Bursa‘da Yeşil Türbeyi geçtiğinizde sizi güzel bir semt ve bu semte adını veren bir büyük evliya sizi karşılar. Bu büyük evliya peygamber efendimizin torunlarından, onun soyundan gelen bir seyyiddir.Aynı zamandada yine bir cihan padişahının damadıdır. Kendi adı ile anılan külliyesinin içindeki türbesinde yatmaktadır. Gelin şimdi Bu allah dostunun hikayesini dinleyelim. Pazar günü de inşaallah filmini aktaracağım….

Buharalı Seyyid Emir Sultan

Seyyid Muhammed Buhara’da doğar. Kendini bildi bileli ilim meclislerine koşar. Okur, okutur, öğrenir, öğretir, hasılı iyi yetişir. Babasının (Seyyid Emir Külâl hazretleri’nin) vefatı üzerine Medine’ye yerleşmeye niyetlenir. Artık Alemlerin Efendisine komşu olmalı ve ömrünün sonuna kadar kalmalıdır orada. Nitekim önce hacceder, sonra Münevver Belde’ye geçer.

Medine ve Mescidi Nebevi BURSADA BİR PEYGAMBER TORUNU:SEYYİD EMİR SULTAN HAZRETLERİ

Ama bakın şu işe ki, o yıl görülmedik bir kalabalık vardır. Yine de misafirhanelerden birinde kıvrılıp uyuyacak kadar olsun bir yer bulur, döşeğini serer. Ancak binaya bakanlar alelacele gelir, başına dikilirler. “Ama efendim” derler, “orası Seyyidlere ayrıldı” Seyyid Muhammed güler. “İyi ya” der, “Ben de Seyyidim zaten.” Görevliler “Hadi canım sen de” demezler belki, lâkin delil isterler. Seyyid Muhammed ellerini çaresizlikle açar, boynunu büker, “Buraların yabancısıyım, söyleyin kim şahit olsun bana?” der.
-Peki ama, biz nasıl inanalım sana?
-Durun. Bir şahit buldum galiba.
-Kimi?
-Dedemi!
Seyyid Muhammed “Buyrun!” der, önlerine düşer. Mescid-i Nebi’ye gelirler. Genç Seyyid kabre döner, “Esselamü âleyküm ya ceddi!” der. Kabirden çok tatlı bir ses duyulur “Ve âleyküm selâm ya veledi!”

images2 BURSADA BİR PEYGAMBER TORUNU:SEYYİD EMİR SULTAN HAZRETLERİ

İSTİKAMET ANADOLU

Seyyid Muhammed Medine’de yerleşmeye niyetlidir, ancak bir gece rüyasında Resulullah Efendimiz’le, Hazret-i Ali’yi görür. Ona, Anadolu’ya gitmesi emredilir. Üç nurdan kandili takip edecek, kandillerin söndüğü yerde yerleşecektir.

Seyyid Muhammed uyandığında kandilleri karşısında bulur. Hemen o gün hazırlanır, çıkar yola. Seyahat haftalar sürer ve bir gün kandiller söner. Uludağ eteklerinde yemyeşil bir beldededir şimdi… Bursa’da!
Yöre halkı onu keşfetmekte gecikmez. Etrafında halka olur sohbetine katılırlar. Hatta Sultan derler ona. Emir Sultan!
O günlerde Yıldırım Bayezid Macarlar’la savaşmaktadır. İki tarafta güçlü, haliyle kayıplar büyüktür. Yaralılar öylesine çoktur ki çadırlardan taşar. Üstelik cerrah sıkıntıları vardır. Ancak, revirde o güne kadar tanımadıkları bir genç peydahlanır. Görünüşe bakılırsa son derece mahir bir hekimdir. Hatta günün birinde sultanın kolundaki yarayı sarar. Kesik derindir, ama tutkalla yapıştırılmışçasına iyileşir. İzi bile kalmaz. Yıldırım Bâyezid sargıyı çözerken hayretten dilini yutar. Zira bu hanımının nişanlıyken kendisine verdiği mendilin yarısıdır. Sırrı bilmek ister. Ama esrarengiz genç yoktur ortalıkta.

Niğbolu müstahkem bir kaledir. Osmanlı ordusu büyük kayıplar vermesine rağmen tek taş sökemez. Görünen o ki, bu gidişle kaleye girmeleri ham hâyâldir. Ama Yıldırım kolay pes etmez. Büyük bir âzimle yürür surların üstüne. Tam ümidini yitirmek üzeredir ki, kale kapısı açılır. Osmanlı ordusunu âdeta içeri buyur eden genç kolundaki yarayı saran hekimin ta kendisidir.

tomris BURSADA BİR PEYGAMBER TORUNU:SEYYİD EMİR SULTAN HAZRETLERİ

FATIMA SULTAN’IN RÜYASI

Yıldırım o yıl Edirne’de konaklar. Ailesi Bursa’dadır. Bâyezid’in Hundi Fatıma adında hâya ve takva sahibi bir kerimesi vardır. Bu kızcağız bir gece rüyasında Efendimiz’i görür. Ondan Muhammed Buhari ile evlenmesi istenir. Ama kızcağız edebinden kimseye bir şey söyleyemez. Ertesi gün Server-i Kainat yine rüyasını şereflendirir ve “Eğer” buyururlar, “Ahirette şefaatime kavuşmak istiyorsan dinle beni!”

Hundi Fatıma Sultan’ın talibi çoktur. Adı büyük paşalarla, namlı beyler sıradadır. Görünüşte Emir Sultan gibi fakir ve garip biri onlarla aşık atamaz. Ancak Hundi Sultan kararlıdır. Bedeli ne olursa olsun Emir Sultan’la evlenecektir. Ama sırrını kimselere açamaz. Hem Emir Sultan’ın Efendimizin emrinden haberi var mıdır acaba?

Çok geçmez. Bir gün Emir Sultan dünür yollar saraya. Valide sultan dudak büker. Açıktan açığa “olmaz!” demez; ama öyle demeye getirir. “Söyleyin ona” der, “kırk deve yükü altın getirsin, alsın kızımı!”
Emir Sultan sakindir, “Öyleyse!” der, “göndersin develeri!”
Mübarek, devecibaşını karanlıkta karşılar, onları hiç dolandırmadan Nilüfer çayına götürür. Su yatağındaki çakılları göstererek “Doldurun!” der, “Hatta kendi keselerinizi de.”
Devecilerden bazıları “bunda bir hikmet olmalı” der, bazısı güler geçer. Hele içlerinden biri “n’olacak bunlar” deyip aldığı çakılları geri döker.
Muhammed Buhari Hazretleri Valide Sultan’ın huzuruna çıkar. Heybeler ters yüz edilir. Zemini kıpkızıl altın kaplar. Valide sultan şaşırmanın ötesinde korkar. Şimdi diyecek tek sözü vardır: “Nasıl istiyorsan öyle olsun!”

images BURSADA BİR PEYGAMBER TORUNU:SEYYİD EMİR SULTAN HAZRETLERİ

YILDIRIM’IN TEPKİSİ

Nikah haberi Edirne’ye ulaştığında Yıldırım çok bozulur. “Benim kızım, benden habersiz nasıl evlenir?” der ve kızını cezalandırmak üzere Süleyman Paşa’yı Bursa’ya yollar. Valide Sultan kızına ve damadına siper olur. Dahası büyük âlim Molla Fenari araya girer, askeri ikna eder. Hatta sarılır kaleme, padişaha bir mektup yazar. Yıldırım Bayezid’in Molla Fenari hazretlerine olan hürmetini bilen Süleyman paşa boyun büker, döner geri.
Aradan aylar geçer. Bayezid Bursa’ya avdet eder. Halk yollara çıkar, sultanı karşılar. Yıldırım bir an kalabalığın içinde esrarengiz hekimi görür. Derhal atından iner. Ellerinden tutup sorar: “Söyle yiğidim o maharet neydi öyle?” Emir Sultan hazretleri Feth suresinden bir ayet okur. “Allah’ın kuvvet ve yardımı, biat edenlerin vefa ve sadakatlerinin üstündedir” Bayezid tekrar sorar: “Ya mendilin öbür yarısı?” Emir Sultan cebinden çıkarıp uzatır. Sultan meraklıdır: -Adını bağışlar mısınız?
-Muhammed!
-Yanında Buharisi’de var mı?
-Var!
-Yoksa?
-Elinizi öpebilir miyim baba.
-Hayır. Öpülecek el seninki.
Ve kucaklaşırlar.

bursa ulu camii BURSADA BİR PEYGAMBER TORUNU:SEYYİD EMİR SULTAN HAZRETLERİ

BURSA ULU CAMİİ

Yıldırım Bayezıd Niğbolu zaferinde kazanılan gânimetlerle muhteşem bir mescid yaptırmak ister. Mimarlar bugün Ulucami’nin bulunduğu mevkide karar kılarlar. Söz konusu arsa üzerinde evi, bahçesi olanlara başka yerden muadil yer verilir. Hatta ceplerine birkaç kese altın sıkıştırılır gönülleri hoş edilir. Ancak yaşlı bir kadıncağız bir “Evim de evim” feryadı tutturur ki sormayın. Değerinin fevkinde ücretlere omuz silker, bütün tekliflere “olmaz” der. Önce vezirler, sonra bizzat Sultan, kadının ayağına gider, iknaya çalışırlar. Ama o direnir.
Sultan Bayezid caminin yerini sevmiştir. Hiç hesapta olmayan pürüz canını sıkar. Hatta divanı toplar, çözüm yolu arar. Kadılar “mal onun değil mi” derler, “satarsa satar, satmazsa satmaz!” Meclis çaresizlik içinde dağılırken Bayezid’in aklına damadı gelir. Emir Sultan’ı bulur meseleyi anlatır. Mübarek sadece tebessüm eder. “Acele etme!” der, “Bir gecede neler değişmez?”
İhtiyar kadın o gece rüyasında mahşer meydanını görür. Annenin çocuğundan kaçtığı bir dehşet anıdır. Kalabalıkta korkunç bir azab endişesi vardır. O arada bir dalgalanma olur. İnsanlar âlemlere rahmet olarak yaratılan Efendimiz’in yanına koşarlar. Şefaate kavuşan kavuşana. Kadıncağız da niyetlenir, ama bırakın yürümeye, kıpırdamaya mecâli yoktur. Ayakları vücudunu taşıyamaz, ıstırapla yerleri tırmalar. Elinden kaçan büyük fırsat ciğerini dağlar. Feryad figan ağlamaya başlar. İşte tam o sırada Emir Sultan’ı görür, “Herkes cennete gitti” der, “Ben bir başıma kaldım burada!” Mübarek o gönül ferahlatan tatlı sesiyle sorar, “Kurtulmak istiyor musun?” Kadın nefes nefese cevap verir:
-Hiç istemez miyim?
-Öyleyse Sultanımızı üzme!
Ertesi gün kadın ayağı ile gelir, evini verir. Üstelik önüne konulan ücreti bağışlar camiye.

1236457443img044 BURSADA BİR PEYGAMBER TORUNU:SEYYİD EMİR SULTAN HAZRETLERİ

ANKARA SAVAŞI

Emir Sultan, Yıldırım’ın Timur Han’la savaşmasına razı değildir. Ama ne kadar uğraşırsa uğraşsın bu kardeş kavgasına mani olamaz. Çekilir bir taraflara. Hatta bu kayıtsızlığa mana veremeyen Hundi hatun sorar:
-Babamı yalnız mı bırakıyorsun?
-Bak hatun! Ne bu savaşın bir manası var, ne de babanın kazanma şansı. Eğer elinden birşey geliyorsa hiç durma, geç olmadan çevir onu.
-Niye öyle söylüyorsun. Babam mağlubiyet tatmamış bir sultandır.
-Evet Timur da mağlubiyet tatmayan bir hakandır. Sen onun kaç devleti yıktığını biliyor musun? Üstelik ülkesi daha büyük, askeri daha fazla. Dahası Maveraünnehr illeri ilimde de, sanatta da çok önümüzde.
-Sen babamın manevi zırhı değil misin?
-Peki sen Timur’u koruyucusuz mu sanıyorsun. O, zamanın kutbundan dua aldı. Ancak Hace Hazretlerinin dahi böylesi bir savaşa rızası yok.
-Ne yapmalıyız peki?
-Baban aklını örten öfkenin farkına varmadıkça ne yapabiliriz ki?
-Diyelim ki öfkesi galip geldi.
-Zor günlere hazırlansanız iyi edersiniz.
Ankara savaşında yaşanılan acı mağlubiyetin ardından Timuroğulları Bursa’yı muhasara altına alırlar. Şehir halkı zor durumdadır, hatta aç kalır. Ahali gelip Emir Sultan’ı bulur ve çok yalvarırlar. Mübarek bir kağıda birşeyler karalar, ordugâha yollar. O kağıtta ne yazılıdır bilemiyoruz, ancak hemen o gün çadırlar sökülür. Asya yollarına göç düzülür.

2817 BURSADA BİR PEYGAMBER TORUNU:SEYYİD EMİR SULTAN HAZRETLERİ

EMİR SULTAN KİME GÖLGE?

Ne hikmetse Anadolu halkı hep Emir Sultan Hazretleri ile Yıldırım Bayezid arasındaki menkıbeleri anlatır. Hâlbuki bu büyük veli Bâyezid’den ziyade Çelebi Mehmed’in yanındadır. Ankara savaşının ardından Anadolu çok karışır. Şehzedelerden Musa Çelebi, İsa Çelebi’nin üzerine yürüyüp Bursa’yı ele geçirir. Süleyman Çelebi ise Edirne’yi elinde tutar. Ancak bunlar devleti muhteşem günlerine döndürebilecek kıratta değildirler. Şehzade Mehmed iyi bir asker ve dirayetli bir liderdir. Ancak fitne çıkarmaktan çekinir. Çekilir köşesine işaret bekler. Allah dostları ne derse onu yapacak. İcabında kardeşlerinin emrinde çeri olacaktır. Bir gece rüyasında Murad-ı Hüdavendigar’ı görür, yanında Emir Sultan Hazretleri vardır. Dedesi önce bir kılıç verir, sonra yerinde duramayan kar renkli küheylanı gösterir “Haydi!” der, “Vazife sende!” Çelebi Mehmet hâlâ mütereddittir. Emir sultan bakışları ile cesaret verir ona. “Korkma!” der, “yanında biz varız!” İşte Çelebi Mehmed bu işaret üzerine yola çıkar ve tabiri caizse Osmanlı Devletini silbaştan kurar. Tarihçilere sorarsanız Çelebi Mehmed’in başardığı iş Osman Gazi’ninkinden aşağı değildir. Emir Sultan vefatından sonra da büyük hürmet görür. Meselâ Yavuz Selim, Mısır seferine çıkarken büyük velinin nurlu türbesini ziyaret eder, imdat diler. Kabirden çok net bir ses işitilir:
-Ya Selim! Üdhulu Mısra İnşaallahü aminin. (Ey Selim. İnşallah Mısır’a emniyet içinde girersin!)
…Ve öyle de olur!

5c95416e8602c022a9c534931848c709 BURSADA BİR PEYGAMBER TORUNU:SEYYİD EMİR SULTAN HAZRETLERİ

EMİR SULTAN KÜLLİYESİ

Emir Sultan Külliyesi bir padişah külliyesi olmamakla birlikte “Sultan Külliyesi” olarak anılan önemli bir dini ziyaret yeridir. Özellikle, önemli dini günlerde insanlar akın akın külliyeyi ziyaret eder. Her gün mevlût okutulan Emir Sultan Camii ve Türbesi yabancı turistler tarafından ilgi gördüğü kadar, Bursalılar için de çok büyük önem taşır. Çünkü Bursa’da sünnet çocukları da Emir Sultan Hazretleri’nin türbesine götürülür ve dualar edilir; evlenecek olanların yolu da buradan geçer. Adağı olanlar da bu külliyeye gelirken, dilek tutacaklar da buraya uğrar. Hatta yaşamını tamamlayıp gözünü yumanların bir bölümü son yoluculuğuna Emir Sultan’dan uğurlanır.

Çok özel bir tarihi ve manevi dokuya sahip olan Emir Sultan Camii ve Türbesi’nin Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan çevre düzenlemesi neticesinde, doğal ve tarihi dokusunu uzun yıllar devam ettirmesi bekleniyor.

emirsultan 17 BURSADA BİR PEYGAMBER TORUNU:SEYYİD EMİR SULTAN HAZRETLERİ
Emir Sultan Camii

Uludağ’ın yamaçlarındaki bir tepe üzerinde, kendi adıyla anılan mahallededir. Yıldırım Bayezit’ın kızı ve Emir Sultan’ın eşi olan Hundi Fatma Hatun tarafından, 15. yüzyılın başında, Emir Sultan adına yaptırılır. Emir Sultan Camii’nin giriş bölümünde, şadırvanlı geniş ve güzel bir avlu bulunur. Bursa camileri içinde en geniş ve avlusu en güzel olan camidir. Bursa’da kubbesi en büyük olan bu cami, 1795 yılında tamamen yıkılır, 1804 yılında ise, III. Selim tarafından tekrar yaptırılır.

emirsultan 8 BURSADA BİR PEYGAMBER TORUNU:SEYYİD EMİR SULTAN HAZRETLERİ

Emir Sultan Türbesi

Üç Osmanlı Sultanı döneminde yaşayan, Sultan Yıldırım’a, Çelebi Mehmet’e ve II. Murat’a kılıç kuşandıran Emir Sultan’ın eşi Hundi Sultan tarafından yaptırılan Emir Sultan Türbesi, caminin kuzeyinde yer alır. Özgünlüğünü kaybetmiş olmasına karşın sufilikte velilik rütbesini kazanan Emir Sultan Hazretleri’nin türbesinin Müslüman dünyasında beşinci makam olduğunu ileri sürenler de vardır.

Peygamber soyundan geldiği için “Emir”, gönülleri fethettiği için “Sultan” ünvanını alan Emir Sultan’ın sandukası türbenin ortasında pirinç parmaklıklar arasında yer alır. Türbede oğlu Emir Ali, eşi Hundi Hatun ve iki kızı yatmaktadır.

http://www.yazgulu.com

http://bursa.com.tr

16 Yorum “BURSA’DA BİR PEYGAMBER TORUNU:SEYYİD EMİR SULTAN HAZRETLERİ”

  • medine diyor ki:


    ESSELAMUALEYKUM ablam benim bir gelsem,ah gelebilsem ,bursaya,ama kardeşlerimle,çok gezecek yer var dogrusu inşallah ALLAH bir gün nasip eder,ramazanın son gecelerini ve iftarını yaşıyoruz buruk bir ayrılk var,ALLAH GÜNAHLARIMIZI AHHETSİN BİZİ KENDİNE KUL,PEYGAMBERİMİZE HAYIRLI ÜMMET EYLESİN İNŞALLAH,yine çok güzel bir anlatımve koonu ALLAH RAZI OLSUN ablam,SELAM VE DUA ÜZERİNİZDEN HİÇ EKSİK OLMASIN İNŞALLAH …..

  • medine diyor ki:

    Bir övülmüş isim, saba yeli gibi merhametli, içten ve nüvazişkâr…
    Selamlar ki şeker dudaklıların vuslatı gibi içtendir, elbette onadır. Hasretler ki âşıkların âvâzı kadar yanıktır, elbette onadır.
    Övgüler ki özlem sözlerince ateşli, ve arzular ki sevgililerin saçları misali uzun, ona, hep onadır.
    Duyuşlar ki kurtuluşun nuruyla nurlanmış yüzler gibi aydınlık, ve teselliler ki lale yanakların kadifesince yumuşak, anımsamalar ki şehitlerin “Allah! Allah!” nidası ardından atılışlarınca makbul, hep onadır, hep onadır.
    O ki Gül’dür, bütün mecburiyetler onadır.
    Bileli kendimi ben gönlümü âşık buldum MUHAMMED mustafaya(s.a.v)..

  • yumaksepeti diyor ki:

    İnşaallah Medinecim. Ben de en büyük hayallerimden birisi bu. Kardeşlerim gelse gezsek,dolaşsak beraber.otursak sabahlara dek sohbet etsek. Bursa da daha gezilecek çok yer var, yavaş yavaş anlatıyorum.”gezelim görelim”kategorisine atıyorum. Hele evliyalardan bahsetmek çok hoşuma gidiyor. Bursa da neredeyse her sokakta bir evliya yatar. En azından bilinenlerden bahsedeceğim inşaallah. Ramazan gidiyor, inşallah üzerimizde baki kalacak güzellikler bırakmıştır. Sizleri çok seviyorum. Rabbime emanet. Bu arad şiirin yine yaktı kavurdu beni.

  • medine diyor ki:

    bendamin ablacım inşallah bende sizleri çok seviyoryn bu arada ablacım deryanın çokça selamı var ,kardeşi şifre koydugu için bilgisayarını açmıyormuş,ALLAHIN İZNİ İLE İNŞALLAH ÇÖZÜLÜR ,ALLAHA EMANET OLUN sizleri çok seviyorum yumak sepeti ailesiiiii……. 

  • derya diyor ki:

    ablam selamım benden önce nur yüzlü kardeşim tarafından ulaşöış sizlere neyseki diğer ardeşim biliyormuş şifreyi zor da olsa ondan öğrendim ablam bana geçen güz bahsettiğin evliya galiba hani demiştin ya bursada nakşibend denince akla ilk gelen isim seyyid emir sultan hazretleri ne güzel ablam çok iyisin bizlerle bu güzelikleri paylaşıyorsun kardeşim çok haklı inşallah hep beraber olur bu güzellikleri hep beraber görürüz inşallh hepinizi istanbulada beklerim buyrun evimize misafir olun evimizi gönlümüzü şenlendirin allaha emanet

  • medine diyor ki:

    deryacım güzel kardeşim ismini görünce nasıl sevindim cnm yaa, tabikide ALLAHIN selamı ulaştırdım ablamda kabul etsin inşallah yine söylüyorum ve vazgeçmedende söyleyecem sizleri çok seviyorum ALLAHA EMANET OLUN

  • yumaksepeti diyor ki:

    Aleykumselam canlarım, selamınız başım üstüne….Medinecim, Deryacım gerçekten ne güzel olurdu.birkez bile olsa biraraya gelebilsek. Deryacım evet sana bahsettiğim evliya,Emir Sultan dı. İstanbulda İnsanlar Nasıl eYUP sULTANI ziyaret ediyorlarsa. Bursada da Emir Sultanı ziyaret ediyorlar,dua ediyorlar. Onun kapısının eşiğinde oturup. Ravzanın kokusunu duymaya çalışıyorlar.Ben de sizleri çok seviyorum Rabbime emanet kardeşlerim.

  • deniz cansu diyor ki:

    TÜLİN ABLAM BAYRAM TEMİZLİĞİ YAPIYORUZ ANNEMLE.  AZ KALDI  BİTİYOR BİTİNCE SANA GELEYİMDE BERABER SENİN BAYRAM TEMİZLİĞİNİDE YAPALIM.

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    Oyyy kıyamam ben sana. Sen bana bayramda gel, birlikte bir yorgunluk kahvesi içelim….

  • derya diyor ki:

    ay ablam ne güzel inşallah bir gün hep beraber gelirizde emir sultan hazretlerini el ele ziyaret edriz bu arada bir yorgunluk kahveside bize yokmu

  • esengül kurt diyor ki:

    hepsi birbirinden güzel:))))

  • baris diyor ki:

    Arkadaslar bana Emir Sultan hazretlerinin kizlarinin ismi lazim benim icin cok onemli yazarsaniz cok sevinirim.

  • sevgi diyor ki:

    bu mimari osmanlı dan başka kimseye ait olamaz

  • aynur diyor ki:

    Yarın gideceğim Allah nasip ederse…ve burada yorum yazan ve konu başlığı açan( her görmek isteyen) gönül dostu için dua edeceğim.Allahın selamı üzerinize olsun.bilgiler için çok teşekkürler..

  • Deniz Cansu diyor ki:

    ALLAH RAZI OLSUN AYNUR HANIM.

  • ALLAH razı olsun böyle güzel paylaşımı yapanlardan.başarılarınızın devamını dilerim.

Yorum Yaz

Arşivler
Son Yorumlar
Login
Bumerang - Yazarkafe