PostHeaderIcon Hz. MUSA (A.S.)-1:FİRAVUN’un MISIR HAKİMİYETİ ve İSRAİLOĞULLARI’nın DURUMU

hzmusa1zs4 350x142 Hz. MUSA (A.S.) 1:FİRAVUNun MISIR HAKİMİYETİ ve İSRAİLOĞULLARInın DURUMU

Hayırlı ve güzel Cumalar… Allahın,rahmeti, bereketi, selamı hepimizin üzerine olsun. Salat ve selam gelip geçmiş tüm peygamberlerin ve peygamber efendimizin(S.a.v.)üzerine olsun. Güzeller güzeli Hz. YusufUn hikayesini geçtiğimiz haftalarda anlattım.
Şimdi merak ediyorum.Peki sonra ne oldu? Hz. Yusuf babasını Mısıra getirtti.Kardeşlerine Memfis yakınlarında bir arazi verdi ve orada bir şehir kurdular.Bazı rivayetlere göre Hz. Yakup, oğlunun yanında 10, bazı rivayetlerde 17 yıl daha yaşadı. Hz. Yusuf (A.S.) da 110 yaşına kadar yaşadığını okudum. Öldüğünde herkes onu kendi mahallesinde gömmek istemiş. Sonra NilNehri ortasında bir adacığa gömmeye karar vermişler. Ama daha sonra Naaşı oradan alınarak Dedesi Hz.İbrahim (a.S.)ın bulunduğu mağaraya aktarılmış. Yine bir rivayetle Hz. MUsa (A.S) İsrailoğullarını Mısırdan çıkarırken bu naaşı da yanında götürmüş. Doğrusunu Yüce Allah bilir diyerek biz gelelim hikayenin devamına…

011a Hz. MUSA (A.S.) 1:FİRAVUNun MISIR HAKİMİYETİ ve İSRAİLOĞULLARInın DURUMU

A. Firavun’ün İsrailoğullari’nin Erkek Çocuklarını Öldürtmesi

İsrailoğulları, önceden geçtiği gibi, yaklaşık M.Ö. 1600 yılları civarında Hz. Yusuf (a.s.) zamanında onun daveti üzerine ataları Hz. Yakub (a.s.) ile birlikte Mısır’a gitmişler ve orada Hz Yusuf (a.s.) tarafından kendilerine tahsis edilen bölgeye yerleşmişlerdi. Müteakip asırlarda nüfuslarının artmasıyla ülkede önemli bir unsur haline geldiler. Hz. Yusuf (a.s.)’m ölümünden uzun bir süre sonra Mısır iktidarını elegeçiren yeni hanedan firavunları – ki Talmuda göre bu bir asırdır.-düşmanlarıyla işbirliği yapmak suretiyle hakimiyetlerini tehdit edebileceklerini düşünerek gittikçe çoğalan İsrailoğulları üzerinde baskı uygulamaya başladılar. Önce mal ve mülklerini ellerinden aldılar, ayrıca onları her türlü devlet işlerinden uzaklaştırdılar. Kendilerini Güneş tanrısı Ra’nın oğlu kabul eden bu firavunlar, putperestliği ve firavunların ulühiyeti inancını reddeden İsrailoğullari’nı ağır işlerde çalıştırdılar. Güçlerini bütünüyle kırmak için, muhteşem şehir ve saraylarını yaparken inşâat işlerini bütünüyle onlara yüklediler.

“Böylece onlar (gelip) Yusuf’un yanına girdikleri zaman, anne ve babasını bağrına bastı ve dedi ki: “Allah’ın dilemesiyle Mısır’a güvenlik içinde giriniz.” (Yusuf Suresi, 99)

Kur’an’dan anladığımıza göre, ilk başlarda yukarıdaki ayette belirtildiği gibi barış ve güven içinde yaşayan İsrailoğulları zamanla Mısır toplumu içindeki statülerini kaybetmeye başlamışlar ve sonunda köle konumuna gelmişlerdir. Ayetlerden, Hz. Musa’nın geldiği dönemde İsrailoğulları’nın böyle bir konumda yaşadıkları görülmektedir. Hz. Musa, Kur’an’da anlatıldığına göre “kölelikte bulunan bir kavmin” bir üyesi olarak Firavun’a gitmiştir. Firavun ve adamlarının Hz. Musa ve Hz. Harun’a karşı verdikleri şu kibirli cevap, bu konuda bizi bilgilendirmektedir:

Dediler ki: “Bizim benzerimiz olan iki beşere mi inanacak mışız? Kaldı ki,onların kavimleri bize kullukta (kölelikte) bulunmaktadırlar.” (Müminun Suresi, 47)

014a Hz. MUSA (A.S.) 1:FİRAVUNun MISIR HAKİMİYETİ ve İSRAİLOĞULLARInın DURUMU

Ayetlerde bildirildiğine göre Mısırlılar İsrailoğulları üzerinde gerçek bir kölelik yönetimi kurmuşlardı. Kendi işlerinde hizmet için İsrailoğulları’nı kullanıyorlardı. Köleliğin sürmesi için onları zorlamakta ve işkenceyle baskı altında tutmaktaydılar. Mısır toplumu içinde İsrailoğulları’na yapılan baskı o kadar ileri gitmişti ki onların nüfusları bile denetim altında tutuluyordu. Kendileri için tehlikeli olacağını düşündükleri erkek nüfusunun artışına engel oluyor, hizmet için kullanacakları kadınları sağ bırakılıyorlardı. Allah, İsrailoğulları’na hitab eden ayetlerde bu gerçeği şöyle açıklar:

“Sizi, dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, Firavun ailesinin elinden kurtardığımızı hatırlayın. Onlar, kadınlarınızı diri bırakıp, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.” (Bakara Suresi, 49)

Hani size dayanılmaz işkenceler yapan, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı öldüren Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık. Bunda Rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardı.” (Araf Suresi, 141)

image 233x350 Hz. MUSA (A.S.) 1:FİRAVUNun MISIR HAKİMİYETİ ve İSRAİLOĞULLARInın DURUMU

İsrailoğulları Mısır’da Firavun yönetimi tarafından köleleştirilmişler ve en ağır işlerde çalıştırılmışlardır.
Mısır’da hakim olan bir din vardı. Bu, Firavun’un atalarından kalan eski, putperest bir dindi. Bu batıl dine göre bir çok tanrı vardı. Firavun ise sözde yeryüzünde yaşayan bir tanrıydı. İşte bu düşünce, ona halkı karşısında büyük bir güç veriyordu. Firavun ve onun etrafındakiler atalarının dininden kaynaklanan yaşam tarzına karşı Musa Peygamberi bir tehlike olarak görmüşlerdi. Çünkü atalarının dinine göre büyüklük tümüyle Firavun’a aitti. Firavun’un bu büyüklenme ve sahiplenme isteği ve Hz. Musa ile Hz. Harun’u kendine rakip gibi görmesi, Firavun ve çevresinin Hz. Musa ve Hz. Harun’a söylediklerinden anlaşılmaktadır:

“Onlar: “Siz ikiniz, bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)dan çevirmek ve yeryüzünde büyüklük sizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz, sizin ikinize inanacak değiliz” dediler.” (Yunus Suresi, 78)

Firavun, atalarının dinine göre kendisinin tanrı olduğunu iddia ediyordu. Hatta bu konuda çok daha ileri giderek kendisinin en yüce rab olduğunu ileri sürüyordu:

(Firavun) Dedi ki: “Sizin en yüce rabbiniz benim.” (Naziat Suresi, 24)

81 Hz. MUSA (A.S.) 1:FİRAVUNun MISIR HAKİMİYETİ ve İSRAİLOĞULLARInın DURUMU

Firavun ve çevresindekiler sahip oldukları batıl dinlerinden dolayı kendilerini ilahi şahıslar olarak görüyorlardı. Gerçek dinin ortaya koyduğu tevazu, sevgi, şefkat gibi kavramlardan tamamen uzak oldukları için büyüklenen bir yapıları vardı. Bu büyüklenmelerinin bir sonucu olarak da kendilerinin zorba davranışlarda bulunmaya hak sahibi olduklarını düşünüyorlardı. Onların bu durumunu Allah şu ayetle haber vermiştir:

“Firavun’a ve ileri gelen çevresine; fakat onlar büyüklendiler. Onlar, ‘büyüklenen-zorba’ bir topluluktu.” (Müminun Suresi, 46)

Firavun’un Mısır halkı üzerinde o kadar büyük bir etkisi vardı ki herkes onun gücüne boyun eğmişti. Mısır’ın tüm topraklarının ve Nil nehrinin sahibinin yalnızca Firavun olduğunu zannediyorlardı:

“Firavun, kendi kavmi içinde bağırdı; dedi ki: “Ey kavmim, Mısır’ın mülkü ve şu altımda akmakta olan nehirler benim değil mi? Yine de görmeyecek misiniz?” (Zuhruf Suresi, 51)

Mısır için Nil hayat demekti. Nil sayesinde tarım yapılabiliyordu. Ondan alınan suyla ekinler sulanıyor, hayvanlar ihtiyaçlarını sağlıyor, insanlar su içebiliyorlardı. İşte Firavun’a ve çevresindeki önde gelenlere göre tüm bu suyun ve toprakların tek sahibi Firavun’du. Firavun’un bu gücünü herkes kabullenmiş ve ona tabi olmuştu

Firavun gücünü daha iyi kullanabilmek ve insanları daha kolay boyunduruğu altına almak için onları kendi aralarında bölümlere ayırmıştı. Böylece kendine yakın olarak seçtikleriyle zayıflattığı bölümleri rahatça yönetebiliyordu.

112a 350x160 Hz. MUSA (A.S.) 1:FİRAVUNun MISIR HAKİMİYETİ ve İSRAİLOĞULLARInın DURUMU

Bir ayette bu duruma şöyle dikkat çekilmiştir:
“Gerçek şu ki, Firavun yeryüzünde (Mısır’da) büyüklenmiş ve oranın halkını birtakım fırkalara ayırıp bölmüştü; onlardan bir bölümünü güçten düşürüyor, erkek çocuklarını boğazlayıp kadınlarını diri bırakıyordu. Çünkü o, bozgunculardandı.” (Kasas Suresi, 4)

Hz. Musa doğmadan önce Mısır’a baktığımızda; ülkenin tümüyle fesat ve bozgunculukla dopdolu olduğunu görüyoruz. Sırf ırk farklılığından dolayı insanlar köle yapılıyor, işkence altında tutuluyor ve erkek çocuklar sebepsiz yere öldürülüyordu. Diğer taraftan zulüm ve kibirlenme içinde bulunan Firavun kendini yeryüzündeki ilah olarak görüyordu. Çok güçlü bir sistemle herşeye hakim olan Firavun, insanların ona tabi olmasını sağlamıştı.

İşte böyle bir ortamda Allah baskıyı ve zulmü ortadan kaldıracak, insanlara Rabbimizin Kendisi olduğunu hatırlatacak, tekrar hak dini insanlara öğretecek ve İsrailoğulları’nı esaretten kurtaracak bir elçi olarak Hz. Musa’yı gönderdi.

thefindingof 350x197 Hz. MUSA (A.S.) 1:FİRAVUNun MISIR HAKİMİYETİ ve İSRAİLOĞULLARInın DURUMU

Hz. Musa (a.s.)’m doğumundan önceki yıllarda tahtta olan Firavun II. Ramses, kibir ve gurur sahibi çok zâlim bir hükümdardı. Halkı sınıflara ayırmış, kimilerini ezip sömürürken, kimilerine önemli imtiyazlar tanımıştı. Yöneticiler ve işbirlikçilerinden meydana gelen zengin sınıf, lüks ve refah içinde yüzüyor; ülke gelirinin büyük kısmı, nüfusun küçük bir kısmından ibaret bu seçkin sınıfın cebine akıyordu. Toplumda ekseriyeti teşkil eden ezilen sınıflar ise, temel insan haklarından dahi mahrum bulunuyordu.
İsrailoğulları üzerindeki baskı ve zulmü daha da artıran bu zâlim Firavun, bunları yetersiz görerek sonunda korkunç bir zulme daha başvurdu. Onlardan doğacak erkek çocukların öldürülmesi için bir kanun çıkardı. Bu maksatla görevlendirdiği casuslarını, onların içine saldı. Bu şahıslar, İsrailoğulları’ndaki hamile kadınların doğum günlerini takip ederler, doğurdukları çocukların oğlan olduğunu öğrendiklerinde, durumu derhal bu çocukları öldürmekle görevlendirilmiş memurlara ihbar ederlerdi. Ayrıca ebelere de, bu çocukları öldürmeleri emri verilmişti. Firavun, bu uygulamasıyla, bir taraftan İsrailoğulları’nm erkek nüfusunu azaltmayı, diğer taraftan da kızlarını sağ bırakıp onları Kıbtî erkeklerle evlendirmek suretiyle Kıbtî nüfusu arttırmayı hedefliyordu. Allah Teâlâ, Firavun’un bu uygulamasının safhaları hakkında şöyle buyurmaktadır:

“Gerçekten Firavun, bulunduğu, ülkede büyüklenip zorbalığa kalkıştı. O yerin halkını, fırkalara böldü. İçlerinden bir fırkayı zayıflatıp eziyor, onların oğullarım öldürtüyor ve kızlarını sağ bırakı¬yordu. Şüphesiz ki o, bozgunculardan biriydi. ” ( [3] Kasas sûresi, 28/4. Fİravun’un bu zulmünü, onun İsraîloğuliarı’nı zayıflatma iradesine bağlayan Kur’ân-ı Kerim, onların yeni doğan erkek çocuklarını öldürme uygulamasını başlatma sebebi hakkında bilgi vermez. Kitab-ı Mukaddes’te de böyle bir bilgi mevcut değildir. Böyle olmakla birlikte, bâzı müfessirler ve tarihçi¬ler, bu hususta, bir takım rivayetler aktarmışlardır:
Bir rivayete göre, İsrailoğulları, İbrahim oğulları içinden gelecek bir kurtarıcıyı bekliyorlar, kendilerini Fİravun’un zulmünden onun kurtaracağına inanıyorlar, yapılan İşkence ve zulüme bu ümit ile karşı koymaya çalışıyorlardı. Onlar, bu bil¬gilerini önemli bir sır olarak saklryorlar, yabancılara ve bilhassa Kıbtîler’e asla aktarmıyorlardı. Ancak onların tedbiri bu sırrı muhafazaya yetmedi. Fİravun’un adamları bu sırrı öğrenince, sarayda akdedilen bir toplantıda, İsrailoğullari’ndan dünyaya gelecek her erkek çocuğun öldürülmesine karar verildi (İbn Kesir, Kasasul-enbiyd, II, 348 ).
Bir başka rivayete göre, bir müneccim Firavun’a gelerek, İsrailoğulları içinde doğacak bir çocuğun iktidarını elinden alacağını söylemiş, Firavun bunun üzerine böyle bir yola başvurmuştur. Diğer bir rivayete göre ise, Firavun bu uygulamayı, gördüğü bir rüyanın, İsrailoğulları içinde doğacak bir çocuğun iktidarını elinden alacağı şeklinde yorumlanması üzerine başlatmıştır.
Bu hususta aktarılan diğer bir rivayet, bu uygulamanın sonuçlan ve bazı şikâyetler üzerine yapılan değişiklikle ilgilidir. Bu rivayette, Kıbtî ileri gelenlerinin, bu uygulamadan zarar gördükleri gerekçesiyle Firavun’urı huzuruna çıkarrak, îsrailoğulları’nin erkek çocuklarının boğazlandığını, yaşlılarının da öldüğünü, böyle gittiği takdirde onlara yaptırdıkları ağır hizmet işlerinin kendi kavimlerine kalacağını belirtip, bu uygulamayı yumuşatmasını istedikleri söylenmektedir. Bunun üzerine Firavun, İsrailoğullan’nın doğacak erkek çocuklarının bir yıl öldürülüp bir yıl sağ bırakılmasını emretmiştir. Bununla ilgili olarak, Hz. Harun (a.s.)’m da çocukların sağ bırakıldığı yılda doğduğu söylenmiştir (bkz. Salebi, 168). Hz. Musa (a.s.)’m büyüğü olan Hz. Harun (a.s.)’m, bu uygulamanın başla¬asından önce doğduğu rivayetleri de vardır. Müfessir ve tarihçiler, bu rivayetleri, Mevdûdî’nin ifadesiyle “bu hikâyeleri”Talmud’dan almışlardır {Tefhim, IV, 159].)

Mısır firavunu, Hz. Musa (a.s.)’ın peygamberliği sırasında bu zulmü yeniden uygulamaya koymuştur. Bu ikinci zulmü yeri geldiğinde ele alacağız.

apis okuzu 350x231 Hz. MUSA (A.S.) 1:FİRAVUNun MISIR HAKİMİYETİ ve İSRAİLOĞULLARInın DURUMU

B. Allah Teâlâ’nın Ezilmişleri Üstün Kılıma İrâdesi

XIX. Hanedan firavunlarından olan II. Ramses, İsrailoğulla-n’nı ezmek ve erkek çocuklarını öldürerek çoğalmalarını önlemek suretiyle saltanatını yıkılmaz hale getireceğini zannediyordu. {El. Ramses (M.Ö. 1292-1235), Mısır tarihinin büyük firavunlarından biridir. Tebli Amon rahiplerinin siyasî ve idari İşlere karışmasını Önlemeye çalışmış, Ûnasya’ya yakınlaşmak İçin başkentini Pi-Ramses’e taşımıştır. Ordularını güçlendirip Önemli rakibi Hitit kralım Kadeş’te mağlup etmiştir. Yeni Hitit kralı ile, Asurlular’a karşı bir ittifak kurmuş, dostluğu kuvvetlendirmek için onun kızıyla evlenmişti. Bu ittifakın ardından ülkesini Doğu Akdeniz’in en kuvvetli devleti haline getirdi. Onun zamanında ülkede muhteşem binalar yapıldı. Yerine oğlu Mineptah (Merneptah) firavun oidu.

Tarihçiler, Hz. Musa (a.s.)’ı sarayında büyüten firavunun II. Ramses olduğunda müttefiktirler. Ancak Hz. Musa fa.s.) ve onunla birlikte Mısır’dan ayrılan İsrailoğullan’m takip ederken ordusuyla beraber Kızıldeniz’de boğulan firavun hakkında İhtilaf vardır.

1896 yılında yapılan arkeolojik kazılarda, muhtemelen bu döneme ait bir levha bulunmuştur. Ii. Ramses’in oğlu ve halefi Mineptah’ın kahramanlık ve zaferlerinden bahseden bu levhada, “İsrailliler imha edilmiştir ve onların yenide üremeleri için geride hiç bir tohum bırakılmamıştır.” cümlesi geçmektedir. Bu levhadan hareket eden bâzı araştırmacılar, İsrailoğullan’na iki defa büyük zulüm yapıldığını, bunlardan birincisinin Hz. Musa {a.s.)’in doğumu yıllarında II. Ramses’in yönetimi, ikincisinin ise Hz. Musa (a.s.)’m peygamber olarak görevlendirilmesinin ardından oğlu Mineptah’ın yönetimi esnasında yapılmış olduğu gö¬rüşünü tercih ederler (Mevdûdî, Tefhim, II, 76, 85; Neccâr, 241).Ancak, bâzı tarihçi ve arkeologlar, üzerinde İsrâiloğulları’nın imha edildiği yazılan bu büyük taş levhanın, Hz. Musa (a.s.) ve İsrailoğullan’nı takip ettiği sırada denizde boğulan Mineptah’ın ölümünden sonra, gerçekleri ve onun korkunç sonunu gizleyerek Mısır halkına onun İsrailoğullan’nı imha ettiği izlenimi vermek isteyen Mısır devlet ve din adanılan tarafından yazıldığını kabul etmektedirler. Mısırlı arkeolog Ahmed Yusuf Ahmed, Mısır firavunlarının yaptığı Önemli işleri anlatan önceki levhaların özel bir tarzda yazıldığını ve onlara ait bu levhaların taştan olmadığını söyleyerek, bahse konu olan bu levhanın, gerçekleri firavunlarını ilah kabul eden Mısır halkından gizlemek isteyenlerce yazılmış olduğunu söyler (bkz. Neccar, 241). }

23 350x238 Hz. MUSA (A.S.) 1:FİRAVUNun MISIR HAKİMİYETİ ve İSRAİLOĞULLARInın DURUMU

Ancak gerçek güç sahibi Cenab-ı Hak onun gibi düşünmüyor, aksine bu zâlimin saltanatını zayıf düşürüp, onu bizzat ezmekte olduğu İsrailoğullan vasıtasıyla ortadan kaldırmayı arzu ediyordu. Zayıfların kuvvetlileri devirmesi, ancak Allah’ın yardımı ile mümkündü. Bu defa da öyle olacak, her türlü hakları ellerinden alınmış zayıflar Allah’ın yardımıyla, gurur ve kibir sahibi zâlim müstekbirlere üstün gelecekti. Bu gerçek, Hz. Musa (a.s.)’ in hayatına genişçe yer verilen Kasas süresinin ilk âyetlerinde şöyle dile getirilmiştir:
“Biz ise istiyorduk ki, o ülkede ezilmekte olanlara lütufta bulunalım. Onları dinde önderler yapalım ve (Firavun’un güç ve kuvvetinin) mirasçıları kılalım. Ve onları yeryüzünde kuvvetli hale getirelim. Firavun’a, Hâmdn’a ve askerlerine, sakındıkları, şeyi, o zayıfların eliyle gösterelim. ”
Hz. Musa (a.s.) kıssası, bir bakıma bu iki âyette özetlenen hakikatin gerçekleşmesinin anlatımından ibarettir. Uz. Musa (a.s.) ve kavmi, çileli ve sıkıntılı bir sabır sürecinin ardından Yüce Allah tarafından desteklenerek bu mutlu sona ulaştırılmıştır. Onların mücâdelesi, şu âyette ifade edildiği şekilde sonuçlanmıştır:
“Hor görülen o kavmi de, mübarek kıldığımız yerin doğuları¬na ve batılarına vârisler yaptık. Böylece sabretmelerinden dolayı, Rabbinin îsrailoğullan’na olan o pek güzel va’di yerine geldi. Firavun ve kavminin yapmakta oldukları ve yükselttikleri şeyleri de yerle bir ettik. ”

Haftaya Hz. Musa (A.S.) doğması ve gelişen olayları aktarmaya devam edeceğim inşallah. Sevgiyle kalın…

Kaynak: Mumsema,kitapehli.com
[4] Prof. Dr. İsmail Yiğit, Peygamberler Tarihi, Kayıhan Yayınları: 390-392.

6 Yorum “Hz. MUSA (A.S.)-1:FİRAVUN’un MISIR HAKİMİYETİ ve İSRAİLOĞULLARI’nın DURUMU”

Yorum Yaz

Arşivler
Giriş