PostHeaderIcon HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

salih5b HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

Hayırlı Cumalar arkadaşlar. Hepinize bereketli, hayırlı, huzur ve sağlık dolu güzel bir gün diliyorum. Diliyorum ki hafta sonunuzda aynı şekilde geçer. Bugün Cuma olduğuna göre Peygamberler Tarihi serimize devam ediyoruz. Sırada Hz.Hud (A.S.) dan sonra gelen Salih (A.S.)ın hayatından kesitler var. Onun Semud kavmini imana getirmek için ne kadar mücadele ettiğini, hangi mucizeleri göstermek durumunda kaldığını ve korkunç sesi öğrenelim. Bu konulardan ödevlerini yazan arkadaşlar varmış. Konu uzun geldiyse başlıklar halinde böleceğim. İstediğiniz yerleri yazabilirsiniz. Hadi bakalım iyi okumalar…

semud5b HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

HZ.SALİH (A.S.) HAYATI
Hz. Salih (A.S.) Sam ile Hicaz arasindaki Hicr denilen yere yerleşti. Semud’un torunları Ad’in helâk olduğu yere gidip yerleştiler. Reisleri de Cenda bin Amr isminde birisi idi. Zamanla bolluğa kavuşup Ad kavmi gibi azdılar. Taşlardan yaptıkları putlara taptılar. İşte bu diyarda Hz.Sâlih doğup büyüdü. Küçük yaştan itibaren putlara tapmazdı, ve ileride kendisinin Semûd’e lâzım olabileceği için ona kimse birşey diyemezdi. Azginliklarindan dolayi Allahü Teâlâ onlara Sâlih aleyhisselami peygamber olarak gönderdi : « Biz Semûd kavmine kardesleri Salih’i (gönderdik) » . Hz.Sâlih onlari putlara tapmaktan men’edip azginliklarindan sakindirdi. Onlari imâna davet edip Hz. Nuh’un dinini tebliğ etti. Birçok kavim gibi Semud’un çoğu Sâlih peygambere isyan, azı imân etti : «Dediler ki: Sen, olsa olsa iyice büyülenmis birisin! Sen de ancak bizim gibi bir insansın » . Bütün hakaretlere rağmen Hz.Sâlih onları tatlı dille imâna cağırdı ise de Semud peygamberini büyülenmis yalancı ve büyüklenen diye itham etmeyi bırakmadı. Yüce Allah taskinliklarindan dolayi Semud’un kadinlarini kisir birakti. Agaclar kuruyup meyve vermedi, hayvanlar yavrulamaz oldu. Bu durum karsisinda Sâlih âleyhisselama hâkâret edip onu ölümle tehdit ettiler. Peygamberliğinin kanıtı için ondan bir mucize isteyip, mucize gösterdiği takdirce ona inanacaklarına söz verdiler. Kayadan bir deve meydana gelmesini istediler.

(Bu dağdan bir deve çıktı)
060920090306288973563 3 HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

Deve olmasını istedikleri kaya büyüyüp gebe bir deve şekline döndü. Deve’nin yavrulaması üzerine bazıları imân etti. Devenin memesinden akan sütten Semudlular kaplarını doldurdular. Sâlih aleyhisselam devenin kayadan çıkması üzerine kavmine: « Ey kâvmim, Allah’a kulluk ediniz! O Allah ki, sizin icin O’ndan başka ibâdet edecek hiç bir ilâh yoktur. Onu kendi hâline bırakınız! Sakın ona bir fenalik etmeyiniz! Sonra sizi çok elemli bir azap yakalar. İşte şu deve peygamberliğimin doğruluğuna bir delildir. Bu kuyunun suyunu nöbetle muayyen bir gün devenin içme hakkı vardır. Muayyen bir gün de sizin içme hakkınız vardır. Sakın bu deveye fenâlik dokundurmayınız! Sonra sizi büyük bir günün azâbı yakalar ». Ama Semudlular bunu dinlemeyip devenin ayaklarını kesip öldürdüler: «Buna rağmen onlar deveyi kestiler; ama pişman da oldular». Bu – iğrenç – işi başlarının Kudar bin Sâlif isimli 9 kişilik bir grup yaptı. Hz.Sâlih ile alay edip: ‘Eger hakikaten peygamber isen bize vâd ettigin azâbı getir’ dediler : « Büyüklük taslayanlar dediler ki: ‘Biz de sizin inandığınızı inkar edenlerdeniz. Derken o dişi deveyi ayaklarını keserek öldürdüler ve Rablerinin emrinden dışarı çıktılar da: Ey Sâlih! Eger sen gerçekten peygamberdensen bizi tehditettiğin azabı bize getir, dediler» .

lde yryen deve HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

Devenin bastigi yerden kan fiskirdigini, agaclarin yapraklarinin kizardigini, kuyulardaki suyun kan kirmizisi, yüzlerinin sapsari oldugunu gördüler ve birbirlerine haber verdiler. Allahü Teâlâ Sâlih âleyhisselama o beldeyi terk etmelerini ve bir siddetli azabin gelecegini vahyetmesi üzerine Hz.Sâlih ve kendisine imân eden 4.000 kisi ile birlikte orayi terk ettiler. Semudlularin yüzleri ise kana boyanmis gibi kipkirmizi, daha sonra da simsiyah oldu. Cebrail aleyhisselam onlari bir sabah vakti sayha ile azablandirdi. Semud’un muhkem binalari bile kendilerini kurtarmadi ve onlar sayhanin siddetinden hepsinin ödleri patlayarak helâk oldu: «(Bu azginlara) azabim ve uyarilarim nasil oldu! Biz onlarin üzerlerine korkunc bir ses gönderdik. Hemen hayvan agilina konan kuru ot gibi oldular » . Ancak birisi sayha’dan kurtulmustu. Bunun ismi Ebû Rigâl isminde birisi idi. Ebû Rigâl Semûd’un helâk oldugu sirada Mekke-i Mükerremede Harem-Serif’de idi. Bu sebepten dolayi ona musibetten bir sey isâbet etmedi. Günlerden bir gün Harem’den ciktiginda gökten bir tas düsüp onu öldürdü. Resulallah Hicr’e ugradigi vakit buyurdu ki: « Mucize istemeyiniz. Muhakkak ki Sâlih’in kavmi mucize istedi de, Allahü Teâlâ onlara deve gönderdi. Deve bu yoldan suya gider, su taraftan giderdi. Sonra onlar, Rablerinin emrinden (hak sözden) dönüp haddi astilar. Allah’in hareminde olan bir kisi disinda (ve imân edenler müstesna) Semûd kavminden herkesi helâk eden bir sayha onlari yakalayiverdi» Bunun kim oldugu sorusuna:« Ebû Rigâl’dir. Harem’den ciktiginda isâbet eden azâb ona da isâbet etti» dedi. Sâlih peygamber bundan sonra imân edenlerle birlikte Mekke veya Sam taraflarina gitti (Elmaliya göre ise Filistine gitti) , Remle’de yerlesti. Mekke’de vefat edip Kâbe-i Muazzama yaninda defn edildi. Hz. Sâlih’in deve mucizesinden hâric baska mucizeleri sunlardi: -Sâlih peygamberin duasi üzerine- meyvesiz agaclarin meyve vermesi, tastan su cikmasi ve bir Semûd’lunun Hz.Sâlih’in cadirini yakmasi üzerine onun yanmamasi.

salih6 HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

SEMUD KAVMİ
Allah’ın dinine karşı gelmelerinden ve azgınlıklarından dolayı Allah tarafından helak edilerek yok edilen topuluklardan biri de Semud kavmidir. Kuran’da bildirildiğine göre Semud kavmi, gücü ve zenginliği olan, birçok sanat eserine sahip bir topluluktu. Semud kavminin bu özelliklerini bildiren ayetler şöyledir:
(Allah’ın) Ad (kavminden) sonra sizi halifeler kıldığını ve sizi yeryüzünde (güç ve servetle) yerleştirdiğini hatırlayın. Ki onun düzlüklerinde köşkler kuruyor, dağlardan evler yontuyordunuz. Şu halde Allah’ın nimetlerini hatırlayın, yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın. (Araf Suresi, 74)
Bir başka ayette ise Semud kavminin içinde yaşadığı ortam şöyle tarif edilmektedir:
“Siz burada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız?”
“Bahçelerin, pınarların içinde,”
“Ekinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında?”
“Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz.” (Şuara Suresi, 146-149)
Bu yaşadığı refah ortamı içinde şımaran Semud kavmini Allah’ın azabı ve ahiret hayatı ile uyarıp korkutması için Allah, Hz. Salih’i elçisi olarak görevlendirmiştir. Hz. Salih kendi kavmi içinde tanınan biridir ve kavmi onun, kendilerini içinde bulundukları sapkınlıktan uzaklaşmaya çağırması karşısında şaşkınlığa düşmüştür. Salih Peygamber’in anlattıklarına halkın çok az bir kısmı uymuş ve çoğu ise anlattıklarını kabul etmemiştir.

kinkadetherosegarden01211 HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

Hz. Salih’i inkar edenlerin başında kavmin önde gelenleri vardı ve bu kişiler sahip oldukları maddi güce dayanarak peygamberlerine karşı düşmanca bir tavır takındılar. Hz. Salih’e inananları güçsüz duruma düşürmeye, onları baskı altına almaya çalıştılar. Hz. Salih’in kendilerini Allah’a ibadet etmeye çağırmasına öfke duyuyorlardı. Bu öfke sadece Semud halkına özgü de değildi aslında; Semud kavmi, kendisinden önce yaşayan Nuh ve Ad kavimlerinin yaptığı hatayı yapıyordu. Bu nedenle Kuran’da bu üç toplumdan şöyle söz edilir:
Sizden öncekilerin, Nuh kavminin, Ad ve Semud ile onlardan sonra gelenlerin haberi size gelmedi mi? Ki onları, Allah’tan başkası bilmez. Elçileri onlara apaçık delillerle gelmişlerdi de, ellerini ağızlarına götürüp (öfkelerinden ısırdılar) ve dediler ki: “Tartışmasız, biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyleri inkar ettik ve bizi kendisine çağırdığınız şeyden de gerçekten kuşku verici bir tereddüt içindeyiz. (İbrahim Suresi, 9)
Semud Kavmi Salih Peygamber’e karşı gelmekte kararlıydı, hatta onu öldürmek için plan dahi yapıyorlardı. Dünya hayatının geçici süsleri ile aldanarak bunların hiçbir zaman yok olmayacağını zanneden Semud kavminin önde gelenlerini, Salih Peygamber “Siz burada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız?” (Şuara Suresi, 146) sözüyle uyarmıştır. Gerçekten de bu kavim, Allah’ın kendilerine vereceği azaptan habersiz olarak azgınlığını şiddetlendirmiştir. Ve Hz. Salih’e “Ey Salih, eğer gerçekten gönderilenlerden (bir peygamber) isen, vadettiğin şeyi getir, bakalım” (Araf Suresi, 77) diyebilecek kadar inkar ve kibirde ileri giden bu topluluğa Hz. Salih, Allah’ın kendisine vahyetmesiyle, üç gün içinde helak olacaklarını bildirmiştir. (Hud Suresi, 65)

Nitekim gerçekten de Hz. Salih’in uyarısı gerçekleşmiş ve Semud kavmi helak edilmiştir:
O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar. Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkı) gerçekten Rablerine (karşı) inkar etmişlerdi. Haberiniz olsun; Semud (halkına Allah’ın rahmetinden) uzaklık (verildi.). (Hud Suresi, 67-68)
Yeryüzünda yaşamış hangi kavim olursa olsun, ne kadar büyük bir zenginlik ve ihtişama sahip olduğuna bakılmaksızın, azgınlık gösterdikleri takdirde Allah tarafından helak edilmişlerdir. Bugün, Semud kavminden, peygamberlerini öldürmeye varacak kadar azgınlaşan insanların ne elde ettikleri mallarından, ne de güçlerinden hiçbir eser yoktur. İsimleri dahi bilinmeyen bu insanların yaşamı, tüm diğer inkarcılar gibi cehennem hayatıyla son bulmuştur. Bu, her insanın ibret alarak düşünmesi gereken

res23 HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

SEMUD KAVMİ’NİN YERİ

Semud Kavmi , Hicr denen bölgede, ikamet etmiştir.HİCR:Medine’nin Şam tarafında Devmet’ül Cebel’in güneyinde bir yerdir.Hicaz ile Suriye arasında, Vadi el Kura’ ya kadar olan bölgedir.Semud Kavmi’ne mesken olmuştur.Dağlarında taştan oyulmuş evler mevcuttur.Burada Mescid-i Salih vardır ki yüksek taştan oyma bir eser olup Semud’dan kalmıştır. Bugün bu bölge, Fajuun Naagah adıyla bilinir. Semud Kavmi’ nin şehirlerinin kalıntıları, Fajuun Naagah’ da bulunur.
Ünlü Arap tarihçisi Mesud, Semud Kavmi’ nin şehir kalıntılarının, Suriye ile Hicaz arasındaki yol üzerinde bulunduğunu yazmıştır.
Hicr-i Semud diye bilinen Hicr , Medyen ‘in güneydoğusunda yer alır. Ad ‘a, Ad-ı İrem dendiği gibi, Semud ‘a da Semud-u İrem denir. Semud Kavmi’ nin yaşadığı zaman belirsizdir. Fakat, İbrahim peygamberden önce, yaşadığı açıktır. Medain-i Salih’ te yer alan mezar ve kuyuların yanında bulunan yazıtlar, Aramice ‘dir ve Semud Kavmi’ ne ait değildir.Bu yazıtlar , Semud Kavmi’ nden binlerce yıl sonra yaşayanlara aittir. Ayrıca burada bulunan mezarlarda, Semud Kavmi’ ne ait değildir.

060920090318428973805 3 HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

PEYGAMBER EFENDİMİZ ZAMANINDA
İmam Ahmed’in İbn Ömer’den rivayetine göre:’ Allah Rasulü (s.a.),insanları Tebük ‘e indirdiğinde;onları, Semud’un evleri yanındaki Hicr’e götürmüştü.İnsanlar, Semud’un,su içmiş olduğu kuyulardan içtiler,onlardan hamur yaptılar ve kazanlarına onlardan su doldurdular. Allah Rasulü,onlara emretti de, kazanları döktüler ve hamurları develere yem yaptılar.Sonra Allah Rasulü,onları oradan kaldırıp,Salih’in Devesi’nin su içmiş olduğu kuyunun yanında konaklattı.Ve azap olunmuş kavmin yurduna girmelerini yasaklayarak:”Şu azab edilenlerin yanına,ancak ağlayarak giriniz.Onların başına gelenlerin bir benzerinin sizin başınıza gelmemesi için, eğer ağlayarak girmemişseniz,oralara girmeyiniz” buyurmuştur.(Hadisin aslı ,Buhari ve Müslim ‘in Sahihlerinde,başka bir şekli ile tahric edilmiştir.)

İbn Ömer’den rivayete göre;o, şöyle demiştir:”Allah Rasulü (s.a.) ile beraber Taif ‘e çıkıp, bir kabre uğradığımızda, O’nun şöyle buyurduğunu işittim: “Bu, Ebu Rigal’in kabridir.O, Sakif’in babasıdır. Semud ‘dan idi. Harem’i Şerif’ te idi de, azabdan kurtulmuştu. Harem’ den çıktığında, kavmine isabet eden azab, ona da isabet etti ve buraya gömüldü.Onun alameti, onunla birlikte altın bir dalın gömülmüş olmasıdır.Eğer kazarsanız onu bulacaksınız.İnsanlar, acele ile orayı kazdılar ve dalı çıkardılar. Hadisi, Ebu Davud da, Yahya İbn Main kanalıyla.İbn İshak’dan rivayet etmiştir..

Müfessirlerden bazısının zikrettiğine göre; ümmeti helak olan her peygamber, Mekke’ nin Haremi’ ne gider ve orada ikamet edermiş. En doğrusunu Allah bilir.

krn HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

KUR’AN DA SEMUD KAVMİ

Semud (Kavmi’ne) kardeşleri Salih’i (gönderdik).
(Salih dedi ki):
“Ey kavmim, Allah’a köle olun, sizin O’ndan başka İlahınız yoktur. Size, Rabbinizden apaçık bir delil (belge) gelmiştir: Allah’ın bu ‘dişi devesi’, sizin için bir ayet (mucize)dir. Onu salıverin de, Allah’ın Arz’ında otlasın. Ona kötülükle dokunmayın, sonra sizi elim (acı) bir azap yakalar. (Allah’ın), Ad (Kavmi’nden) sonra, sizi halifeler kıldığını ve sizi yeryüzünde yerleştirdiğini hatırlayın! Ki, onun düzlüklerinde, köşkler kuruyor ve dağlardan evler yontuyordunuz. (Şu halde), Allah’ın nimetlerini, hatırlayın ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.”
(Salih) Kavmi’nin önde gelenlerinden, büyüklük taslayanlar (müstekbirler), içlerinden iman eden ve zayıf bırakılanlara dediler ki:
“Salih’in, gerçekten Rabbi’nden gönderildiğini, biliyor musunuz?”
Onlar:
“Biz gerçekten, (Salih’le) gönderilene iman edenleriz” dediler.
Büyüklük taslayanlar ise dedi ki:
“Biz de, gerçekten sizin o iman ettiğiniz şeyi, örtenler (tanımayanlarız).”
Böylelikle ‘dişi deveyi’ öldürdüler ve Rablerinin emrine karşı çıkıp, dediler ki:
“Ey Salih, eğer gerçekten gönderilenlerden (bir elçi) isen, vadettiğin şeyi getir.”
(Arkasından) onları, bir sarsıntı yakaladı. Yurtlarında diz çökmüş olarak sabahladılar. (Salih), onlardan yüz çevirdi ve dedi ki:
“Ey kavmim, andolsun size Rabbimin Risaleti’ni tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Ancak siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz.
[ARAF (7)/ 73-79]

Semud (Kavmi’ne), kardeşleri Salih’i (gönderdik).
Dedi ki:
“Ey kavmim, Allah’a köle olun, sizin O’ndan başka İlahınız yoktur.(Allah), sizi Arz’dan (topraktan) inşa etti ve sizi orada yaşattı.O’ndan bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin. Şüphesiz benim Rabbim, yakın olandır, icabet edendir.”

161 HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ
Dediler ki:

“Ey Salih, bundan önce, sen aramızda (iyilikleri) umulan biriydin. Atalarımızın köle olduğu kimselere, köle olmamızı mı yasaklıyorsun! Muhakkak biz, senin çağırdığın o şeyden şüphe içindeyiz ve ondan tereddüt (etmekteyiz).”
(Salih) dedi ki:
“Ey kavmim, Şayet ben Rabbimden, apaçık bir delil (belge) üzerindeysem, bana Kendisi’nden bir rahmet vermişse, ve eğer ben O’na isyan edecek olursam, Allah’a karşı bana kim yardım edecektir? (Bunu) görmüyor musunuz? (Bu tutumunuzla) benim hüsranımdan başkasını artırmıyorsunuz. Ey kavmim, şu sizin için bir ayet (mucize) olan;’Allah’ın dişi devesi'; onu bırakın, Allah’ın arzında yesin. Ona kötülükle dokunmayın. Sonra sizi yakın bir azap yakalar.”
Ancak onu öldürdüler.

(Salih) Dedi ki:
“Yurdunuzdan, üç gün daha yararlanın. Bu, yalanlanmayacak bir vaattir.”
Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle, o gün Salih’i ve Onunla birlikte iman edenleri, aşağılayıcı azabdan kurtardık. Şüphesiz senin Rabbin, Kavi (güçlü) ve Aziz (şerefli) olandır. O zalimleri, dayanılmaz bir ‘sayha (ses)’ yakaladı ve onlar yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar. Sanki orada, hiç refah içinde yaşamamışlar gibi.Dikkat et! Muhakkak Semud (Kavmi), Rablerini örttüler. Dikkat et ! Semud Kavmi,(Allah’ın Rahmeti’inden) uzak oldu!
[HUD (11) / 61-68]

Muhakkak Hicr Halkı (Semud), elçilerini yalanladı. Onlara, Ayetlerimizi (mucizelerimizi) verdik de, onlar ondan yüz çevirdiler. Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı. (Derken) sabahladıklarında, ‘sayha (ses)’, onları yakaladı. Kazandıkları şeyler,onlara yarar sağlamadı.
[HİCR (15)/ 80-84]

Bizim ayetler(mucizeler) göndermemize, mani(engel) olmadı, ancak öncekilerin onu yalanlaması engel oldu. Biz Semud’a, bir basiret(mucize) olarak ‘dişi deveyi’ verdik ve ona(deveye) zulmettiler . (Halbuki) Biz, ayetlerimizi(mucizelerimizi), ancak korkutmak için göndeririz.
[İSRA (17)/ 59]

salih1 HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

Semud (Kavmi), elçileri yalanladı.
Onlara, kardeşleri Salih dediği zaman:
“Sakınmıyor musunuz? Muhakkak ben, sizin için emin bir elçiyim. Allah’tan korkup (sakının) ve bana itaat edin! Bu (uyarıya) karşılık, ben sizden bir ücret istemiyorum. Muhakkak benim ücretim, Alemlerin Rabbi’ne aittir. Siz burada (yurdunuzda), emniyet içinde bırakılacağınızı mı (sanıyorsunuz)? Bahçelerde ve pınarlarda,ziraatler ve yumuşak tomurcuklu hurmalıklarda? Dağlardan ustalıkla, evler yontuyorsunuz. Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin! Ve müsriflerin (ölçüyü aşanların) emrine itaat etmeyin! Onlar ki, yeryüzünde, bozgunculuk çıkarıyor ve ıslah etmiyorlar.”
Dediler ki:
“Sen ancak büyülenmişlerdensin. Sen, bizim bir benzerimiz olan beşerden başkası değilsin. Şayet doğru sözlü isen, bir ayet (mucize) getir (görelim).”
Dedi ki (Salih):
“İşte, bir ‘dişi deve’, su içme hakkı (bir gün) onun, belli bir günde de sizindir. Ona, bir kötülükle dokunmayın, sonra büyük bir günün azabı, sizi yakalar.”
Arkasından (deveyi) kestiler ve pişman olarak sabahladılar. Böylece, azap onları yakaladı. Şüphesiz,bunda bir ayet (mucize) vardır, ancak onların çoğu iman etmediler. Ve şüphesiz, senin Rabbin, Aziz (şerefli),Rahim (acıyan)dır.
[ŞUARA (26)/141-159]

semud kavmi petra HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ
Muhakkak Biz, Semud (Kavmi’ne )de, kardeşleri Salih’i:
“Sadece Allah’a köle olun” diye gönderdik.
O zaman onlar, hasım (düşman) iki fırka olmuş (tartışıyorlardı).
(Salih) dedi ki:
“Ey kavmim, neden iyilikten önce, kötülükte acele ediyorsunuz? Keşke Allah’tan bağışlanma dileseydiniz. Umulur ki, merhamet olunurdunuz.”
Dediler ki:
“Sen ve seninle birlikte olanlar yüzünden, uğursuzluğa uğradık.”
(Salih) dedi ki:
“Sizin uğursuzluğunuz (başınıza gelenler) Allah Katı’nda (yazılı)dır. Bilakiz siz, sınanan bir kavimsiniz.”
Şehirde, ‘dokuzlu bir çete’ vardı. Arz’da (yurtta), fesat (bozgun) çıkarıyorlar ve ıslah edici (düzeltici) olmuyorlardı.
Allah’a and içerek, dediler ki:
“Geceleyin, mutlaka (Salih’e) ve ailesine bir baskın düzenleyelim. Sonra (Salih’in) velisine:’Ailesinin helakına biz şahit olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz’ diyelim.”
Onlar, bir plan (tuzak) kurdular. Biz de (onların tuzaklarına karşı),farkında olmadıkları bir plan kurduk. (Sen bir) bak! O tuzak kuranların,akıbeti (sonu) nasılmış? Muhakkak Biz, onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik. İşte, zalimlerin boş-ıssız evleri! Şüphesiz anlayan bir kavim için, bunda bir ayet (ibret) vardır. İman edenleri kurtardık ki; onlar sakınanlardı.
[NEML (27) / 45-53]

salih4 HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

Ad’ı ve Semud’u (yıkıma uğrattık). Onların meskenleri, sizin için ortaya çıktı. Şeytan, onların amellerini süsledi (çekici kıldı) ve böylece onları yoldan (islamdan) alıkoydu. Ancak onlar, (helak olurken) kavrayanlar oldular.
[ANKEBUT (29) / 38]

O zaman, Semud (Kavmi’ne) denildi ki:
” Bir vakte kadar yararlanın.”
Ancak, Rablerinin emrine baş kaldırdılar ve onlar, bakıp-dururlarken onları, ‘Saika’ (yere seren kuyruklu yıldız) yakaladı. Böylece, ne ayağa kalkmaya güç yetirebildiler, ne yardım bulabildiler.
[ZARİYAT ( 51) / 43-45]

Şüphesiz, ‘Şi’ra (kuyruklu yıldızı)nın’ Rabbi O’dur. Muhakkak, önce Ad (Kavmi’ni), O yıkıma uğrattı. Ve Semud’u da, bırakmadı.
[NECM (53)/ 49-51]

Semud (Kavmi) de uyarıları yalanladı.
Dediler ki:
“Bizden olan bir beşere mi uyacağız? Bu takdirde, gerçekten bir sapıklık ve delilik içinde kalırız.Zikir (vahiy), aramızdan ona mı verildi? Bilakis (Salih), çokça yalanlayan ve aşırı giden (birisidir).”

62 HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

(Allah dedi ki):
“Onlar, yarın, kimin çokça yalanlayan ve aşırı gidenler olduğunu bilecekler. Gerçek şu ki, Biz, bir fitne (deneme) olmak üzere, ‘dişi deveyi’ gönderenleriz. Onları gözetleyip-bekle ve sabret! Ve onlara, muhakkak suyun aralarında pay edildiğini haber ver. Her bir su alış (sırası kiminse, o) hazır bulunsun.”
Derken onlar, arkadaşlarını çağırdılar. O(elebaşı)da, ileri atıldı, onu (deveyi) kesti. (Bunun üzerine), Benim azabım ve uyarım nasılmış? Muhakkak Biz, onların üzerine tek bir ‘sayha (çığlık)’ gönderdik. Böylece onlar, bir araya toplanmış ‘kuru ot gibi, çer-çöp’ oldular.
[KAMER (54)/ 23-31]

Semud ve Ad (Kavimleri), helakı (yakıp-kavuran rüzgarı) yalanladılar. (Böylece) Semud (Kavmi), azgınlıkları sebebiyle helak oldu.
[HAKKA (69)/ 4-5 ]

Orduların haberi, sana geldi mi? Firavun ve Semud (ordularının)? Hayır; o kimseler ki örtüyorlar, (onlar) yalanlayanlardır.
[BURUC (85)/ 17-19]

Ve Semud (Kavmi) ki, onlar, vadilerde kayaları oyuyorlardı.
[FECR (89)/ 9]
Semud (Kavmi), azgınlıkla yalanladı. (O) en şakileri (azgıları) ayaklandığında, Allah’ın elçisi, onlara dedi ki:
“O Allah’ın ‘dişi devesi’dir,onu sulayın!”
(Ancak Salih’i), yalanladılar ve arkasından deveyi, öldürdüler. Rableri de, suçları sebebiyle, onlara gazaplandı ve onları yerle bir etti. (Allah, hiçbir zaman, bu işin) akıbetinden (sonucundan) çekinmez!

Hz.Salihin Kabri
salih11 HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ

Arkadaşlar burada belirttiğim sitede de konu ile çok güzel videolar var.Tavsiye ederim…

Bu arada bu yazıları:yaklasansaat.com , MC Kütüphanesi.com , timetürk.com’dan derleyerek yazdım. Bu bilgileri hazırlayanlara ayrıca teşekkür ederim.

1 Yorum “HZ.SALİH (A.S.) VE SEMUD KAVMİ”

  • lütfi diyor ki:

    Petra, Semud kavminin memleketi mi?

    2 gün önce Petra harabelerini gezdim. Bu kentin Hz. Salih (AS)’ın yurdu olduğu ile ilgili yazıları okumuştum. Ancak 2 çelişki kafamı kurcaladı: 1. Hz. Nuh (AS)ın birkaç kuşak sonrası yaşayan ve Hz. İbrahim’den çok önceleri gelen Hz. Salih (AS)ın, farklı kaynaklara göre MÖ 400-700 yıllarında kurulmuş ve MS 400’lerde metruk hale gelen Petra’da yaşamış olması kronolojik olarak mümkün gözükmüyordu. Malumunuz Hz. İbrahim (AS)ın MÖ 2000 yılları civarında yaşadığı kabul edilmekte. Tabii bu karışıklık batılı kaynakların hesaplama hatasına bağlanabilir. 2. Daha önemli çelişki Peygamber Efendimiz (ASV)’ın Tebuk Seferi sırasında Semud Kavminin geçtiği yerden geçmiş olmsı ve yazınızda da aktardığınız gibi bu mekanla ilgili sahih rivayetlerin olmasıdır. Kaynaklara göre Tebuk şehri, Medine’den 20 konak sonradır ve efendimizin Hicr olarak tanıttığı bölge Medine’den 8 konak ileridedir. Yine bildiğiniz gibi Petra bugünkü Ürdün sınırları içinde, Tebuk ise ondan oldukça güneyde bugünkü Suudi Arabistan sınırları içindedir. Mantıken Medine’den sefere çıkan ve Tebuk’tan geri dönen ordunun Petra’ya kadar çıkması söz konusu olamaz. İnternette yaptığım araştırmalarda bu çelişkiyi gideren ve en güzel açıklayan aşağıda adresini gönderdiğim makaleyi görünce tatmin oldum. Size de tavsiye ederim. Not: Zaten Ürdünlüler de Petra’yı Semud kavmiyle ilişkilendirmeye çalışmıyorlar. Turistik rehber ve yazılarında buna hiç değinmiyorlar. Bu ilişki, daha çok bir efsane gibi internet sitelerinde dolaşıyor.
    http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/semd-medeniyeti.html

Yorum Yaz

Arşivler
Giriş