PostHeaderIcon Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır

ruyalar Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır

Yaşamında boşluk hissediyorsan yaşamadığın içindir. Neyi yaşamadığın için? Rüyalarını. Yüreğinin rüyalarını. Belki bugüne kadar gerçekleşirse seni mutlu edeceğini düşündüğün birçok amacını gerçekleştirdin. Peki, o boşluk geçti mi?


Gittikçe daha çok insan “Yüreğinin Rüyası”na odaklanıyor. Buna kimileri “Anlamlı ve Amaçlı Yaşamak” diyor, kimileri “Sevdiği işi yaparak para kazanmak” diyor.

Gerçek rüyalarımız, ruhumuzdan, yüreğimizden gelir. Enerjimizi yükselten, değerli, yaratıcı, yararlı ve üretken olduğumuzu hissettiren her faaliyet, bize gerçek rüyamızın ne olduğu hakkında ipuçları verir. Hayatınızda keyif alarak yaptığınız faaliyetler neler?

Rüyalarını yaşayan, rüyalarını gerçekleştiren insan kendini farklı, özgün, canlı, enerjik, tutkulu ve daha “gerçek” hisseder. Kendisi olduğunu hisseder. Rüyalarını gerçekleştirmek bir seçimdir. Rüyalar atacağın adımlarla gerçekleşir.

“İyi de ben rüyamın ne olduğunu bile bilmiyorum” diyebilirsin.
Sor kendine: “Yüreğimin şarkısı ne?” “Ruhumu dans ettiren, yüreğimin söylediği o şarkı ne?” “Yıllarca yapmak istediğim ama birtakım engeller, korkular ya da inançlar nedeniyle yapmadığım/yapamayacağıma inandığım şey ne?”

Rüyanın ne olduğunu keşfetmek için en uygun zaman sabahları ilk uyandığın zaman ya da doğanın içinde kendine ayırdığın sessiz sakin zamanlardır. Zihin sakin olduğunda netlik artar. Tüm başarılı ve doyumlu insanlar büyük kararlarını sakin bir zihinle alır ve hayatlarının her alanında dengenin olmasına önem verir.

Sıkça iç dünyanda nasıl hissettiğine dikkat et. Amaçları gerçekleştirmek iyidir. Onları gerçekleştirdiğinde gerçekten neler hissettiğine dikkat et. Kendini ödül kazanmış hissediyor musun? Yoksa bir mücadeleyi sona erdirip bir sonraki hedefe mi yöneliyorsun? Hayatında yarattığın küçük başarıları kutlamak için kendine zaman ayırıyor musun? Hiç kimse sana aferin demese bile sen kendine aferin diyor musun?

Hayattaki gerçek mutluluk ve doyum, tutkuyla gerçekleştirmek istediğin misyonu bilmene ve onu kucaklamana bağlı.
İçinde olağanüstü yaratıcılık ve gerçekleşmeyi bekleyen sadece sana özgü rüyalar var. Bu rüyaları gerçekleştiremeden sürdürülen hayatta hissedilen o derin boşluğun acısı, onu gerçekleştirme riskini alma korkusundan çok daha acı vericidir. “Hepsi bu mu? Hayat sonu gelmez bir mücadele mi? Katlanılması gereken bir ceza mı?” diye soruyordu görünüşte her şeye sahip olmuş ama aradığı mutluluğu ve huzuru bulamamış yetmişli yaşlarda bir kadın.
Günlük yaşamın detaylarına öylesine takılıyoruz ki Büyük Planı göremiyoruz. Ödenecek faturalar, değiştirilecek çocuk bezleri, iş sıkıntıları, ev ve aile sorunları, masamızda yığılmış dosyalar, ev temizliği, beklediğin terfii almamak…

hayaller1 Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır

Hayatın yükü altında ezildiğimizi hissederken, hayatın ödüllerini gözden kaçırıyoruz.
İşte bu anlarda başımızı kaldırıp ufka bakma zamanı. Daha büyük bir planın parçası olduğunu hatırlamak. Kendi büyüklüğün, senin en harika versiyonun. Dünyaya geliş nedenin ve dünyaya sunacağın armağan, ruhunda kayıtlı ve ortaya çıkmayı bekliyor. Tıpkı genlerinin içinde oturan DNA sarmalları gibi. DNA’ların sadece genetik bilgileri değil, Ana Planın bilgilerini de ihtiva ediyor. Günlük yaşamın telaşı içinde misyonunun ne olduğunu göremiyorsun ama o orada, kendisini ifade etmeye izin vermeni bekliyor.

Hayatımızın kıyılarına vuran dalgalarla boğuşmakla meşgulken ufku göremiyoruz. Dalgalar gelince zıpla. Üstüne çık. Dalgalar boyumuzu aşıyorsa, dalgaların altında kalmak yerine onunla birlikte sörf yapmayı öğrenebiliriz. Usta bir sörfçü, dalgaların üzerinde ayakta kalmayı başarır. Bunu başarana kadar çok kez düşer kalkar, gittikçe güçlenir, dengesini geliştirir, her geçen gün daha da ustalaşır. Sakin bir denizden usta bir sörfçü de denizci de çıkmaz. Hiçbir çabanın ve zorluğun olmadığı bir hayat, anlamlı büyük bir hayat olamaz.

Bundan sonra zor bir durumla karşı karşıya geldiğinde görünenden daha fazlası olduğunu hatırla. “Bu deneyimde benim için ne tür bir ders var?” diye sor. Her ders Büyük Plan’ın zorunlu müfredatından biridir. Tabii görmeyi bilirsek. Görürsek dersi tekrarlamak zorunda da kalmayız.

Humanistik Psikoloji’nin babası Abraham Maslow’un dediği gibi, “Eğer insanın potansiyelinin ne olduğunu bilmek istiyorsan, sokakta yürüyen insana değil, maratonda rekor kırana; herkesin yaptığını yapana değil, yaratıcılığıyla çığır açan insana; sıradan insana değil, her şeyin en iyisini yapabilene odaklan. O zaman insanın potansiyelini idrak edersin.”
Kendi potansiyelini ve gücünü de!

Yaratıcı Zekâ, kendisini asla tekrar etmeyecek kadar sınırsız yaratıcılığa sahip. Eğer dünyaya geldiysen, kelimenin tam anlamıyla eşsiz, benzersiz ve özgün bir varlıksın. Kimsenin tekrarı değilsin. Doğarken içinde getirdiğin armağan paketini açarak dünyayla paylaşmak senin misyonun.

Ruhunun, yüreğinin şarkısını dinlersen bunu sana sürekli hatırlattığını duyacaksın. Bunun için kendine sessiz zaman ayır. Her gün!

Beraberinde getirdiğin bir plan var. Buna güven! Dünyaya sunacağın güzellikleri paylaşmak için buradasın. Olanakların, bazen aşman gereken zorluklar paketinde hediye olarak geldiğini hatırla. Paketi aç ve içindeki armağanı al. Doğru yerde ve doğru zamanda işine yarayacaktır.
İnsanların çoğu küçük olmaktan, sıradan olmaktan korkmuyor. Onları korkutan büyük olmak! Çünkü büyük olabilmek risk alabilmeyi, cesareti ve sorumluluk alabilmeyi gerektiriyor.

Tüm misyonların ortak noktası ne? Mümkün olduğunca çok sayıda insanın hayatında olumlu fark yaratmak. Bu dünyada var olmanla olmaman arasında bir fark olması. Varlığınla fark yaratman. Öldüğünde arkandan ağlayanların sayısının doğduğuna sevinenlerden fazla olması.

Hayallerini gerçekleştiren insanların ortak noktası ne? Başkası değil, kendi olmalarını hayatlarının bir numaralı amacı yapmaları ve korkularına rağmen hayalleri doğrultusunda adım atmaları. Yaratıcılık ve potansiyelimiz ancak kendimiz olduğumuz anlarda ortaya çıkıyor.
Korkak insan da cesur insan da korkar. Ama aradaki fark şudur: Korkak insan korkularının onu ele geçirmesine izin veren insandır. Cesur insan korkularına rağmen adım atabilen insandır.

Galiba Brecht’indi şu söz: “Öldüğümde arkamdan iyi insandı demelerini istemem. Arkasında iyi şeyler bıraktı demelerini isterim.”

Sevgiyle hoşça ol.

Alıntı.http://www.yasamsalgelisim.com

1 Yorum “Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır”

  • Selen diyor ki:

    Gerçekten harika bir yazı olmuş ellerinize sağlık umarım bu yazıyı okuyan insanlar kendileri olmak için harekete geçerler.

Yorum Yaz

Arşivler
Giriş