PostHeaderIcon HZ.SÜLEYMAN(A.S.)-3:HAYVANLARIN DİLİNİ MERAK EDENLERE…

Bird 01 june HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 3:HAYVANLARIN DİLİNİ MERAK EDENLERE...

Hayırlı Cumalar canlarım. Bugün Hz. Süleyman (A.S.)ile ilgili yazımıza devam ediyoruz. Bilirsiniz ki Hz. Süleyman’ın hayvanların dilinden anladığı ve onlarla konuştuğu söylenir. Bugün hayvanların dilinden anlamak isteyenler için Hz. Süleyman’a itaaf edilmiş bir hikayeyi

aktaracağım.

Evet Derler ki; Süleyman Aleyhisselâm, rüzgârlara, cinlere emreder, kurtların, kuşların bütün hayvanâtın dilinden anlardı. Adamın biri buna çok özendi ve Süleyman Aleyhisselâm’ın huzuruna çıkıp:

“Ne olur ey Allah’ın Nebisi, bana da hayvanların dilini öğret de ben de onların aralarında neler konuştuklarını anlayayım, bunu çok istiyorum.” diye yalvardı, ısrar etti.

Süleyman Aleyhisselâm onun bu isteğini kabul etmedi ve ona:
“Her şeyi bilmek, iyi olmaz. Hele hayvanların dilinden anlamaman daha iyidir.
Zira sen onların konuştuklarını anlarsan, bunun arkasındaki hikmeti idrak edemez, buna da sabredemezsin. Sen bu sevdadan vazgeç!” dediyse de adam bu konudaki ısrarını sürdürüyor, Süleyman Aleyhisselâm’dan, hayvanların dilini kendisine öğretmesini istiyordu.

Bunun üzerine Hz. Süleyman, Mevlâ’dan almış olduğu izinle bu adama gerekli nasihatleri yapıp, hayvanların dilini öğretti. Kendisine hayvanların dilini anlama hususunda salahiyet verilen adam, hakikaten de hayvanların tüm konuşmalarını anlıyor ve bundan çok büyük haz alıyordu.

Her gün ahıra hayvanlarına yem vermek için giden adam, “Hele şunlar neler konuşuyorlar bir dinleyeyim.” diye o gün biraz daha erken gitti. Baktı ki, ahırdaki eşekle öküz aralarında konuşuyorlar. Hemen kulak kabartıp dinlemeye başladı. Belli ki, öküz sabana sürülmekten, yaptığı işten şikayet ediyordu:
“Eşek kardeş, doğrusunu istersen senin işine imreniyorum. Bana yazın da rahat yok, kışın da rahat yok. Sabah olunca beni yine çifte koşacaklar. Oysa sen öyle mi? Akşama kadar rahat rahat geziyor, yeşil çimlerden yiyor ve keyifle anırıyorsun.”

images25 HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 3:HAYVANLARIN DİLİNİ MERAK EDENLERE...

Eşek kurnaz kurnaz gülümseyip, ona kaytarmanın yollarını öğretti.
“Yahu bunlar hep senin ahmaklığından. Sen biraz gözü açık olsan bu kadar yükün altına girmezsin. Şimdi beni çok iyi dinle! Bak sahibimiz bize yem vermeye gelmiş. Sen bu gece yemlere hiç dokunma ve öylece bırak. Sabah olunca da hasta numarası yap ve yerinden dahi kalkma. O da senin bu durumunu görünce sana acır ve çift koşmaktan vazgeçer. Böylece hiç olmazsa birkaç gün istirahat etmiş olursun.” diye akıl verdi.

Bu anlatılanlar öküzün çok hoşuna gitmişti. “Hele bir deneyelim bakalım, durum ne gösterir?” diyerek, önüne koyulan yemi, o kadar aç olmasına ve canı çekmesine rağmen yemedi. Öylece sabaha kadar aç olarak yattı. Tabi-î kurnaz geçinen eşek, öküzün yemediği yemleri kendisi afiyetle yedi. O da her zamankinden daha tok ve daha mutlu şekilde uyudu.

esek HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 3:HAYVANLARIN DİLİNİ MERAK EDENLERE...

Tabi-î bunların aralarında geçen bu konuşmayı sahipleri duymuş ve hayret etmişti. “Bu hayvanların konuşmalarını anlamak ne güzel bir şeymiş!” diyerek ahırdan çıktı.
Sabah olunca, adam tekrar ahıra geldi. Baktı ki, öküz aç bir hâlde yatıyor. Şöyle birkaç kere onu dürtükledi; ama öküzün hiç kalkmaya niyeti yoktu. Akşam eşeğin ona öğrettiği planı çok iyi uyguluyordu. Kaytarma konusunda akıl veren eşeğe iyi bir ders vermek isteyen adam bunun üzerine:

“Madem evimizin öküzü hastalanmış, o ahırda istirahat etsin de, iyileşinceye kadar yerine eşeği çifte koşalım.” dedi. Ve eşeği aldı tarlaya götürüp sabana koştu ve akşama kadar onunla çift sürdü. O gün neredeyse eşeğin canı çıkacaktı. Akşam yediği fazladan ot burnundan fitil fitil geliyordu. Nasıl oldu da öküze böyle bir akıl vermişti, keşke bir şey demez olaydı. Akşam yorgun argın vaziyette, bitkin bir hâlde ahıra geldiği zaman öküz gayet mutluydu. Keyifle geviş getiriyor, kendisine böyle bir taktik öğreten eşeğe teşekkür ediyordu. Fakat eşeğin aklı başına gelmişti. Bu durum böyle birkaç gün daha devam ederse, dayanamaz nalları dikerdi. Çekilecek bir durum değildi gerçekten. Onun için öküze başka bir akıl verip, bu durumdan kurtulmak istiyordu. Ve dedi ki:

“Öküz kardeş! Bu gün tarlada neler oldu, neler konuşuldu bir bilsen?” diye söze başlayıp, onun merakını celbettikten sonra anlatmaya devam etti. “Efendim bu gün sabana senin değil de benim koşulduğumu gören diğer çiftçiler sahibimize ‘Senin öküze ne oldu da bunu çifte koşuyorsun?’ diye sordular. O da:

‘O zaten tembel öküzün biriydi. Şimdi de durup dururken hasta olmuş, ben böyle işime yaramayan bir hayvanla uğraşamam. Onun için yarın onu kasaba götürüp kestireceğim.’ dedi. Yani senin anlayacağın şayet yarın da hasta numarası yaparak yatarsan, kendini kasabın bıçağının altında bil.” diyerek onu işe gitmesi için ikna etmeye çalıştı.

Adam ahırda bunların konuşmalarını dinledikçe zevkten dört köşe oluyor, katıla katıla gülüyordu. “Bu hayvanların dilinden anlamak ne güzel bir şeymiş!” diyordu.
www.yeniresim.com   Hayvan Resimleri   Horoz HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 3:HAYVANLARIN DİLİNİ MERAK EDENLERE...

Ertesi sabah olunca, henüz ahıra gitmeden şöyle bir çiftliği dolaştı. Bir tarafta çiftliğin köpeğiyle horozu arasındaki konuşmaya kulak misafiri oldu. Köpek, horoza iyi beslenemediğinden yakınıyordu.

“Horoz kardeş, sen arpayla buğdayla da karnını doyurabilirsin. Hiçbir şey bulamazsan, sağa sola saçılmış taneleri yesen, gene karnın doyar. Ama ben ağzıma göre uygun bir yiyecek bulmakta zorlanıyorum. Ne zamandır şöyle yağlı bir kemik yemiş değilim.” deyince horoz onu teselli etti ve müjde verdi:

“Sen hiç merak etme köpek kardeş! Yarın bizim ağanın öküzü ölecek. İşte o zaman hayatında yapmadığın şekilde bir ziyafet seni bekliyor. Hele sen bir yarına kadar sabret bakalım.” dedi.

Bu konuşmaları duyan adam telaşlandı. Demek yarın öküz ölecekti öyle mi? Bu zarardan mutlaka kurtulmalıydı. Onun için derhal ahıra gitti, hemen öküzü kaldırdı ve doğru hayvan pazarına götürdü. Orada kelepir fiyatına hayvanı elden çıkardı ve:
“İyi ki, hayvanların dilini öğrendim, yoksa öküz elimde ölecekti ve zarar edecektim.” dedi.
13 HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 3:HAYVANLARIN DİLİNİ MERAK EDENLERE...

Tabi-î bizim köylü hayvanlardan aldığı bu haberlere çok alışmıştı, onlara kulak kabartmadan, hayvanlar ne konuşuyor ne söylüyor dinlemeden artık rahat edemiyordu. Ertesi gün yine köpekle horoz arasında cereyan eden konuşmayı merak edip oraya gitti. Köpek, horoza sitem ediyordu.

“Sen bana yalan söyledin. Öküz ölecek, sen de ziyafet çekeceksin, demiştin. Hani ne oldu? Ne ziyafet, ne de bir şey. Yine aç, yine açıktayız.” Horoz cevap verdi:

“Aslında ağanın öküzü öldü ölmesine de, ağa açık gözlük edip öküzü pazarda sattı.” Tabi-î öküz onu satın alan adamın elinde öldü. Dolayısıyla biz avucumuzu yaldık. Ama sen hiç merak etme! Yarın onun eşeği ölecek. Mecburen onu buraya getirip bırakacaklar. Sen de bol bol et yer karnını doyurursun.

Adam bunu duyunca yine aynı hızla kalkıp ahıra koştu. Hemen oradaki eşeği alıp pazara götürdü ve onu da sattı. Parasını cebine indirirken keyifle mırıldanıyordu.

“İyi ki hayvanların dilini öğrendim, yoksa eşek de elimde ölecekti.”
Ertesi sabah ahıra gitmeden yine köpekle horozun bulunduğu yere gitti. Ne konuşacaklar diye çok merak ediyordu. Bu sefer köpek gerçekten çok kızmıştı. Çünkü şu bahsedilen ziyafeti bir türlü yapamamıştı. Horozla âdeta hırlayarak konuşuyordu.

“Horoz kardeş, beni ne kandırıp duruyorsun? Hani ağanın eşeği ölecekti? Bana bak sabrımı taşırmaya başladın ona göre!” Horoz kendini savundu:
“Hayır! Ben kesinlikle seni kandırmıyorum. Ağanın eşeği gerçekten de öldü. Ama aynı şekilde götürdü, onu da sattı. Eşek sattığı zavallı adamın elinde öldü. Fakat üzülme bu sefer bu ziyafet mutlaka olacak. Hem de hepimiz bundan istifade edeceğiz.”

Tabi-î köpek inanmadı:
“Haydi oradan! Yine beni aldatıyorsun. Hem bu sefer ne olacak ki, ziyafet olsun?” Horoz cevap verdi:

sevimli koyun HZ.SÜLEYMAN(A.S.) 3:HAYVANLARIN DİLİNİ MERAK EDENLERE...

“Ne mi olacak? Bu sefer ziyafetin büyüğü olacak inan bana. Ağa birincide, öküzü sattı, zarardan kurtuldu. İkincide eşeği sattı, zarardan kurtuldu; ama bu sefer ağanın kendisi ölecek. Malına gelen, bu defa kendi canına gelecek. Onun hayrına mutlaka sofralar kurulur. Kazanlar kaynar. Gelene gidene yemekler yedirilir. Onların artıklarından da, biz hayatımızın ziyafetini çeker, yiyebildiğimiz kadar yeriz.”

Adam bu haberi duyunca, etekleri tutuştu. Ne yapacağını şaşırdı. Ölüm korkusu her yanını sardı. Ve şuursuzca bir sağa sola koşuşturmaya başladı. Son çare olarak Hz. Süleyman’ın huzuruna çıkıp durumu başından sonuna anlattı. Ve “Bunun çaresi yok mu?” diye yalvarmaya başladı. Süleyman Aleyhisselâm:

“Ben sana vazgeç bu sevdadan dememiş miydim? Sen onların konuştuklarını anlarsan, bunun arkasındaki hikmeti idrak edemez, buna da sabredemezsin, dememiş miydim? Şayet sen öküzü satmasaydın, o ölecek ve gelecek olan belâ atlatılmış olacaktı. Fakat onu satıp güya zarardan kurtuldun. Ardından bu belâ eşeğine isabet edecekti. Ama sen eşeği de satıp yine sana gelecek zararı güya savuşturdun. Yapacak bir sey kalmadi , kaderine razi ol der.

http://yukarikayalar.wordpress.com

22 Yorum “HZ.SÜLEYMAN(A.S.)-3:HAYVANLARIN DİLİNİ MERAK EDENLERE…”

  • deniz cansu diyor ki:

    ABLACIĞIM BU CUMA YİNE SÜLEYMEN PEYGAMBERİN HAYATINI ANLATMAYA DEVEM ETMİŞSİN. BAZEN HAYVANLARIN DİLİNDEN ANLAMAYI İSTİYORDUM. AMA BUNU OKUDUKTAN SONRA AMAN EKSİK KALSIN DEDİM. ALLH SENDEN RAZI OLSUN PAYGAMBERLERİN HAYATINI İŞLEDİĞİN İÇİN.

  • derya diyor ki:

    haklısın kardeşim bende hep isterdim hayvanların dilini anlamayı ama neyse kalsın cnm sya peygamber hayatı deyince benim için akan sular duruyor çok seviyorum dinlemeyi ablammm

  • aysem diyor ki:

    ayyy bittim ben ne güzel bir hikayeydi bu herkese selam çok teşekkür ederim tülincim çok güzel konulara dayanmaya devam ediyosun kendi güzelliğini yansıtıosun adeta ne güzel adam hayvanların diliine kendini kurban etti herzaman derler fazla merak iyi deil  basa bela diye aynen olmus gercekten bende merak etmişim ama en çok kusların diline bizim balkonlardaki yuva yapmış kırlangıçların dilini çok merak etmişimdir küçükken hatta öğrendimiz bir dil vardı kuş dili diolardı buna bende çocukluk aklı işte kalkıp onlarla bu dili konusuodum SEGELAGAM KUGUŞ NAGASIGILSIGIN YANİ SELAM KUŞ NASILSIN BU DİLİ BİLENLER VARMI ACABA bilmiorum ama şimdi bile bu dili bazen konusuorum tügüligincigim bu senin ismin oluo işte tügüligin benimde agaysegem oluo neyse öptüm hepinizi hayırlı ramazanlar hepinize hem bu aralar sizde ramazan nasıl ben  neyse grsz biraz tatil yapıorumda kısa adı işte :)

  • derya diyor ki:

    ayşem ablam nasılsın bahsttiğin dili şimdi bizim mahallede çocuklardan da duyuorum modası  hiç kaçmıyor bu arada geçmiş olsun tatil yapıyormuşsun ya ablama gerçekten yine güzelliğini yansıtmış değilmi bayılıyorum ona çok tatlı tabi sende hepiniz çok güzelsiniz hoşçakalın öptüm seni ayşem ablam ve tüli ablam

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    Denizcim “peygamberlerin hayatını “aktarıtken hep aklımdasın zaten. Senin bu konuyu çok iyi takip ettiğini biliyorum. O güzel peygamberlerin hayatını bilmek ne güzel değil mi?Hayvanların dilini bilmeyi ben de isterdim. Ama Rabbim bize takdir etmemiş. O ne eylerse güzel eyler zaten değil mi?

    Deryacım ben çok seviyorum bu konuları aktarmayı,Kimler gelip geçmiş, neler yaşanmış.Bize değişik açılardan örnekler sunan ibretlik hayatlar.Yüce Allahın Yüce Kulları.Siz dinledikçe ben aktarırım canımın içi.Sizleri çok seviyorum.

    Ayşemcim,agaysegemcim senin yazdıklarını okudukça sana hayran kalıyorum. Sanki dünyaya açılmış alıcı vericilerin var ve her konuyu bilgiyi çekiyorsun,zamanı gelince de bize aktarıyorsun.Evet ben de bu kuş dilini mahalledeki arkadaşlarımdan duymuştum. ama o zamanlat Türkçeyi zor konuştuğumdan (Almancadan ötürü)bu dili anlamıyordum. demek sen de biliyordun. Demek benim ismim Tügiligin” miş. Çok hoş . seni böyle konuşurken hayal ediyorumda, ay çok hoş valla…Öpüyorum seni çoook. Rabbime emanet….

  • derya diyor ki:

    ablam ben senin hr yazını bıkmadan en az 5-6 kez okuyorumdur çok hoşuma gidiyor birde kendi yorumunu katıyorsun ya bu başka güzel seni çok seviyorum

  • derya diyor ki:

    SONSUZLUK VE AŞK

    bir nur’u bulmuşum anne gözyaşlarımda
    bir teselli var sanki o güzel adında
    bir’ide bulmuşum anne rabbin zevkiyle
    koşmak isterdim onunla gökte elele
    ve yarına uyanırmış gibi telaşlı,
    ve ışığına koşmak dileyen sevdalı.

    ne gurbette geçmişe yenik bir bekleyen
    ne dünya üstünde kederliyim artık ben
    bulmuşum sevda denen ebedi sonsuzu
    bulmuşum ve bulduk seninle yolumuzu

  • yumaksepeti diyor ki:

    Ben de seni çok seviyorum deryacım,güzeller güzeli kardeşim benim. Şiirin yine harika . anne şefkati ne sığınır gibi sığınmak, ne kadar da huzur verici….

  • derya diyor ki:

    bir anne olarak belkide seni anlatıyor bu şiir şiirlerim daima senin için ablam hoşçakal

  • elif diyor ki:

    ayşem ablam bende bu kuş dilini biliyorum tügüligin agablagam segenigi çogok segevigiyogorugum (tülin ablam seni çok seviyorum) demek, ayşem abla sen nerden öğrendin bu dili küçükken ablamlar hep böle konuşurdu ben de onlardan öğrendim çok güzel ama allaha emanet olun …

  • deniz cansu diyor ki:

    CANIM TÜLİN ABLAM EVET PEYGAMBERLEİN HAYATINI DİNLEMEYİ OKUMAYI ÇOK ÇOK ÇOK SEVİYORUM. ONLAR ALLH’IN İNSANLAR ARASINDAN SEÇTİĞİ GÜNAHSIZ İNSANLAR. ABLACIĞIM BU ARADA NİHAT HATİPOĞLUNUNDA HAYRANIYIM. ALLAH ONDAN RAZI OLSUN. ONU DİNLEYİNCE HUZUR BULUYORUM. HER GECE SAAT 02:30 DA STAR TV DE. BU GECE PEYGAMBERLERİN HAYATLARINA DEĞİNECEK. SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM.

  • merve diyor ki:

    denizcim bende tam bir nihat hatipoğlu hayranıyım onun yüzüne baktıkca içim rahatlıyor dinimizi anlatış tarzına ayrı bir hayranım yüzünde nur var derler ya nihat hocada öyle gerçekten amin Allah razı olsun ondan.kendine iyi bak cnm Allaha emanet….

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    Canlarım Nihat Hocanı ben de çok severim,iftara doğru ve  sahurda onu seyrediyorum. Nihat Hocamın Hz. Ömer soyundan geldiğini biliyormuydunuz. Babasıda bir din alimi ve peygamber aşığı ,Babası hep Madine yaşamak ve orda ölmek istermiş. Şimdi Hz. Osmanın mezarının ayak ucunda gömülü.O babasının ölümünü şöyle anlatmıştı;ben çok etkilenmiştim sizinle paylaşmak istedim. Hani insan birşeyi kalpten isterse olur derler ya o misal…

    “18 Mayıs günü Medine’den dönecektin. 25’ine erteledin. Senin göğsünden ağrı duyduğunu haber alınca bir an önce gelmen için girişimlerde bulunduk. Medinede’ki kardeşim, Diyanet’in görevlileri, Medineli bazı aracılar, herkes seferber oldu. 18.30 uçağı olmasına rağmen senin gönlün 22.30 uçağındaydı. Annem diyor ki, arabaya bindiğinde dönüp-dönüp Ravzay-ı Mutahhara’ya bakıyormuşsun, ağlıyormuşsun. Havaalanına geldin. Eşyalarla hiç ilgilenmedin. Annem sorunca; “Merak etme eşyan gidecek” dedin. Oradaki Kamil Bey’e bütün paranı vermek istedin. Seydo, paran sana lazım olur dese de, bin doları verip: ” Oğlum, benim bundan sonra para ile işim bitti.” dedin. Yine anlamadılar. Nihayet turnikeden geçtin, uçak 23.30’a ertelendi. Herkesi uçak için otobüse alırlarken Sivaslı doktor Mecnun Bey’in ve ötekilerin şehadetiyle binmemeye çalışıyordunuz. Ayaklarınız gitmiyordu. Son anda doktora “gel abdest alalım” dedin. Abdest aldınız. Herkes binmeye hazırlanırken siz oturdunuz. Sizi görenler diyor ki: ” hocamız bir haber bekliyor da haber gecikmiş gibi huzursuzdu”. Doktor size sordu: “Bu kaçıncı hac!” gülümsedin, elini sallayıp: “Bundan sonra sayılamaz” dedin. Yine kimse anlamadı. Ama sen ne dediğini iyi biliyordun. Çünkü orada hac mevsiminde defnedilen kıyamete kadar hac yapar. Sonra oturduğun yerde, sanki gelen haberciyi görmüş gibi, başını yana çevirdin ve sandalye üzerine eğildin o kadar. Ne bir çırpınma, ne bir sekerat. Hacılar tekbir getirdiler, seni öptüler. Ağladılar, seni müjdelediler. Sonra dediler ki: “Hocamızı pasaport işlemi bittiği için uçağa alıp Türkiye’ye götürelim.” Bu sefer cebindeki pasaport kayboldu. Tam bir saat da uçak onun için ertelendi. Pasaportu bulamadılar. Bulsalar, belki seni buraya getireceklerdi. Belki senin o güzel yüzünü görecektim. Ama sen habibinden uzak olacaktın. Seni bıraktılar. Uçak kalktı, baktılar ki pasaport cebinde.”

  • merve diyor ki:

    ablam ne güzelmiş ben sadece babasının hacda vefat ettiğini biliyordum sayende bunlarıda öğrendim Allah mekanlarını cennet etsin inşaallah.ablam bu arada derya kardeşim bugün iftar açtıracak Allahın izniyle Rabbim deryamında davetlerini kabul etsin ALLAHA EMANET OLUN..

  • Yumak Sepeti diyor ki:

    Allah kabur etsin canım. Ne güzel kardeşlerim bu ayda ne güzel hayırlar işledi maşallah. Rabbim kabul eylesin. Rabbime emanet olun canlarım…

  • deniz cansu diyor ki:

    CANIM TÜLİN ABLAM BEN NİHAT HATİPOĞLUNUN BABASININ MEDİNE MEZARLIĞINDA OLDUĞUNU BİLİYORDUM AMA HZ ÖMER’İN SOYUNDAN GELDİĞİNİ BİLMİYORDUM. SENİN SAYENDE ÖĞRENMİŞ OLDUM ALLAH RAZI OLSUN. GERÇEKTEN NİHAT HOCAMI ÇOOOK SEVİYORUM. BİLİYORMUSUN NİHAT HOCAMIN EVİ ANKARADA HEMDE ETLİKTE ALLAH İZİN VERİRSE BİR GÜN ELİNİ ÖPMEYE GİDERİM NUR YÜZLÜ HOCAMIN.

  • derya diyor ki:

    ablam ne güzel bir konuya değinddin sen öyle bende çok severim nihat hocayı hele birde kerbeleyı şiir şeklinde bir anlatışı varki insan ağlamadan edemiyor ruhuma işliyor denizim eğer elini öpmeye gidersen benden de slm söyle birtanemm ourmu hz ömerin soyundan geldiğini biliyordum daha önceden hz ömere hattapoğlu deniyordu ya nihat hocanın soyadı da hatipoğlu hiç değişikliğe uğramamış rabbim onların yolundan ayırmasın evet ablam bizde dün davet verdik ruhunuzla bizde olduğunuzu hissediyordum inşallah bir gün beden olarakda bir araya gelecez öpüyorum ablam seni ve can kardeşlerimi

  • yumaksepeti diyor ki:

    Canlarım iftara yaklaştığımız şu saatlerde Rabbim iftarınızı ve gönülden yaptığınız duaları kabul etsin. Ay Denizcim elini öptüğünde benden de selam söyle. Gerçekten çok güzel,nurlu bir yüzü var. Kepinizi kucaklıyorum canımın içi…

  • derya diyor ki:

    ablam benim duana canı gönülden amin diyorum  bende seni o güzel gül kokulu yanaklarından öpüyorum rabbime emanet

  • mehmet diyor ki:

    teşekkür ederim ablacığım bu güzel bilgiler le bizi aydınlattığın için ALLAH’a emanet ol

  • cafer diyor ki:

    elinize yüreğinize sağlık bu hikayeyi bizimle paylaştığınız için çok tüşekkür ediyorum allaha emanet olun :)

  • Özlem diyor ki:

    Allah rAzi olsun cok güzeldi devam edin

Yorum Yaz

Arşivler
Giriş